dün gece rüya
ruh treninden indi
yaşlı bir çınarı rüzgâra fısıldarken yakaladı
o ara yıldızlara şemsiye açan
çocuğu akrep soktu
geçiyordum oradan
sağ ayağımda ayakkabım sol cebimde çorabım
uzakta dağlar ıslık çalarken öd ağacına
zamansa günlerimi hızla arakladı
yaş aldım takvimlerden
.....
annem depodaki hatıraların
arasından seslendi
-öğle yemeği hazır
-salçalı makarna yanında acur turşusu
birden gözyaşı sarmaşığı oldu ayaklarım
tüm hüzün sepetleri boşaldı
üstüme üstüme
herkes yağmur sandı
tuğla harmanından geçti yolum
sessizce kelimelerden bir ev
inşa etti zaman
kapısının önünde ıhlara vadisi yemyeşil
yayla solucanları toprakta eşelendi
kaysı ağacına tırmandı yavru sincap
çıplak bacaklarım dolandı
yollara
önümde
yılların basamak yorgunluğu
eve yaklaştıkça ev uzaklaştı
ben uzaklaştıkça odam daraldı
oda daraldıkça zigon sehpa ağladı
uzaktan uzaktan burnuma
mis gibi kıymalı yumurta kokusu geldi
saatin alarmıysa kudurmuş
susmak bilmedi
annem alt kattan beni çağırdı
-haydi okula geç kalacaksın
-kahvaltı hazır
dalgın dalgın pencerelere baktım
ıslak ıslaktı ellerim
kalbimse attığı yerde çarpa çarpa
duvarları gözyaşı fesleğenine
benzetti
sokaktan gelen
keman sesiyle açıldı gökyüzü
gökyüzünden tombul tombul sıra sıra bulutlar geçti
bembeyaz bembeyaz turkuaz kanatları
kocaman kocamandı
2010202611:00
Kayıt Tarihi : 25.10.2026 22:36:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!