İçimde tarif edilemez boşluğum var.
Karadelik gibi bütün duygularımı çekiyor içime.
Nedir bu boşluğun sebebi?
Bu boşluğu nasıl doldursam şimdi?
Hasretim var, hasretim tuzludur.
Hasretimi yüreğime serptim biraz.
Herkes gibi değilsin, sen adın farklı, tadın farklı.
Bambaşka bir his uyandırıyor auran,
Sanki ilk defa insan görmüş gibiyim.
Saçlarının uzunluğu, tenime doğru uzanır,
Sensizliği düşünmek zor gelir.
Kalbimin en derinlerindesin, en derinlerinde...
Sürekli reddedilmek, alışamadım hâlâ,
Her "git" sözüyle bir parçam daha kaldı yolda.
Ümitsizce tutunuyorum hayata,
Göğsüme iğneler batıyor, sessizce kanıyorum aslında.
Özü gibidir benim öğretmenim
Zeki ve anlayışlıdır benim öğretmenim
Lakin en hoşu odur benim öğretmenim
Eti kemiğini ayrı severim öğretmenimin
Malum en hakikatlısı odur benim öğretmenim
Senin o büyülü sıcak tuhaflığından aldım,
tenime verdim.
Ruhumu korku kaplarken, ruhum çekilirken,
bütün eski yılların hatrına yaşadım.
Bu hayatın haddi hesabı biter mi?
Diğer dünyada hesaba çekileceğiz elbet...
Aklındakiyle kalıyor insan,
Kalbiyle ölüyor…
İnsafsızca akan gözyaşı perdesinin
Arkasında oyunlara eşlik ediyor.
Şimdi sussam…
Sonsuza dek konuşmasam,
Ağladıkça güçleniyor insan en derininden ,içinde ki kuytu üzüntü köşesinden anlaşılmaya ihtiyaç duyduğu kadar...
Yaşadıklarımız dan ötürü başkaların sorumlu tutmadığımızda,
Kendi içimizde birilerini affettigimizde,
Kinin öfkenin birçok şeyin geçici olduğunu
Kendimizi bir çay gibi demlendirdiğimiz de
Ve herşeyin zamanla oturacağını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!