Bu şehrin en çok
Bir ağacını sevdiğimde anladım
İnsanlardan uzakta olduğumu.
Sonsuzluk
Daralırmış yalnızlıkta..
Dalgın ve Ağır
Olur mu çocuk yüreği
Baştan sona kullanıldı yay
Olgunlaştı çello sesi
Masal
Ey güzel gözlü yar
Kalem kaşlı, hokka burunlu
Abanoz saçlı, kiraz dudaklı
Tüm masalların kahramanı
Oturdu:
Kolları deri
Çifte minderli
Azıcık gözyaşı,
Azıcık umut lekeli
Ulaşmak için sana
Çözülüyorum
Katman katman
İnce bir çizgiyim artık
Güvenilmeyecek kadar
Kırılgan
Çevrenin sessizliğini çektim içime
Her ayak sesimi
Önce ben yadırgadım
Sonra evren..
Bütünleşemedim
Ateşte, fırında,
Ağır maşalarla
Çakmaktaşı, kum tanesi
Sodası, demiri
Acısı, teri,
Soluğuyla üfledi,
Bu bahar sevecen, kızıl bir gül açtı
Küçük adımlarla bir geyşa
Koparıp çelik verdi suya
Pencerenden vuran onun dalı
Adını yeniden koyduğun..
Özgür sandı kendini
Ama kabullendi yalnızlığını
Oysa yalnızlığın
Zincirleriyle tutsaktı
Usulca çekilelim
Çayın demi soğumadan.
Geldi beklediği.
Kocaman gülüşlü,
Kireç badanalı evlerde,
Sahanda yumurta ve




-
İbrahim Çetiner
Tüm Yorumlarnasılsınız