Bu kadar vefasız nasıl olursun?
Yaşanan anılar, nerede şimdi?
Sen beni maziden elbet tanırsın
Seni ölesiye sevenin kimdi?
Dudaklarin kirmizi isiktir
Sönmek bilmeyen...Yesili bekleyemem.
Haydi,korkma!
Etrafta ne kimse, ne de trafik polisi var
Öyle bir çarpisalim ki;
Ayiramasinlar,ölene kadar...
Kızıl kestane saçların, neşe verir gönlüme
Işıldayan güneşimsin, can katarsın ömrüme
Dökülürken omuzundan, akşamın kızıllığı
Gül bahçemde güller açar, ah bir gülsen yüzüme...
İnci mercan gülüşlerin, aydınlatır geceyi
Ne kadar benziyordu önceki sevgilime
Gül açan gülüşünde; eda, endam, naz vardı
İsmini hapsederken, dualarla dilime
O tatlı bakışında, doyumsuz bir haz vardı.
İçtiğimiz acı kahve, vardı kırk yıl hatırı
Çoktan karalamışsın, çizmişsin bu satırı
Güneşimi batırmış, gömmüşsün karanlığa
Bihabersin vefadan, nerde gönül hatırı?
Evimizde neşe, şenlik
Eşsiz, farklı bir güzellik
Eda, işve her özellik
Sende Ankaralı Ayşe
Sesini duymaktı bütün dileğim
Telefonu aşkla,açtım bu gece
Merhaba,nasılsın derken meleğim
Düğün haberini aldım bu gece.
İçtiğimiz acı kahve, vardı kırk yıl hatırı
Çoktan karalamışsın, çizmişsin bu satırı
Güneşimi batırmış, gömmüşsün karanlığa
Bihabersin vefadan, nerde gönül hatırı?
Siyahın üstüne giymiş kırmızı
Yakışır yosmaya, gönül hırsızı
Keçiören, Etlik başkentin kızı
Sallanarak gelir, ah Ankara'dan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!