O gizemli kızı hatırlıyorum
Ruhu cengâver bakışı ilhamlı bir çağrı
Dokunmak ihtimaldi yalnız
Sevmek yakıcı bir romanın sayfalarında
Gezinmekti
Renginden sarhoştu çiçekler
Kokusu rüzgâra karışan sır gibi
Savrulurdu saçlarıyla
Yaban bir kısrağın özgürlüğünde
Diz çökerdi zaman
Baldan tatlı dudakları
Suskun bir yanardağ
Al yanağı geceye bandırılmış
Dolunay hüznüydü
Papatya tarlalarına
Bin bir renk veren
Kır çiçeklerinin
Tutuklanırdı bir bakışında kalp
Gözlerinde mühürlenen ömür
Kör kilit düğüm gibi
Çözülemeyen
Son limana demir atmış yalnızlık
Sessiz çığlıkları martıların
Gümüş kanatları geçerken üstümden
Hülyalı bir yasa bürünürdü akşamlar
Alabora olmuş iki gönlü ağırlayan
Uğultulu dipsiz bir deniz
Uzaklardan siren sesi
İçimde çalan
Ağır kanatlarını sermişti martılar
Ölü deniz üstünde
Yüzen bir tabut var
Mühürlenmiş dudakların
Anadan üryan vedasında
Duası yazılmış ne de kefen var
Küllenmiş aşkların
Ve ben hala
O gizemli kızı hatırlıyorum
İçimde dinmeyen sızı
Şifasız bir yara gibi.
Müslüm Bayram
Kayıt Tarihi : 9.10.2019 13:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!