Yüreğimin Sensizlik Arifesi

Gülden Çimen
7

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Yüreğimin Sensizlik Arifesi

Biliyormusun;
Sen yokken yüregime bastılar tüm cümlelerini de, ezdiler beni.
Sarıldıkça anılara büküldü belim,
Suskunlukla itham ediyorlarken beni.
Bakma öyle!
Hasretlerle cümlelerin kapısı kapandı.
Niyet ettiğim kaç yolum olduysa bilerek çıktım, sabrederek vardım
Hep sesine çıkan zamanların ölüsü oldum
En hasret yanından düştüm hayatın.
Bedeli çoktan ödenmiş sevdayı neden kanatır zaman diye sorup duruyorlar şimdilerde
Cevabı çoktan vermişti oysa şair
Geçen iz birakır geçemeyen yara diyerek, bilmiyorlar.
Ne kadar çok ağlayışlarımız vardı
Yüzümüze zorla iliştirilip yüreğe indirilemeyen gülüşlerle örtülü
Ve ne kadar da ustaydık bu sahtelikte.

Önsözü yarınlara kesilip sonsözü çalınmış sevda
dilsizlerine rağmen,
Kendisine kaybolan ama hep sevdasıni arayanların
bulduklarıydık biz..
Şimdi sende yapma dersin, unut bunları!!!
Ama körlerin körlere yol göstermişliği bilirmisin seninki.
Söyle!!!
Sen kaç kez bıraktın ellerini kimbilir,
Uzandıkça düşüşlerini yazalım mi buraya istermisin?
Saklambaç oynadığın gözlerde kaç cümle biriktirirken
yakalandın?
Sayfa sayfa çevirip hep aynı ah'lara çıkmışlığınla
dolusun.
En sevdiğin renge bile küsüp gitmeye yeltendiğin kaç
günün var sayalım mi?
Son okuduğun kitaptan mutluluk siparişleriyle dolusun
öyle değilmi?
Hani bir küsüşün vardı
Ne şehir suçluydu ne insanlar,
Hep noktalar birakıyordun virgüllerini çalmıştı suskunluğun,
İşte ben de o şehirdenim.
Bende aynı küslükleri giymiş,
Aynı dar agacına asmıştım ümitlerimi,
Aynı noktalarda durmuştuk belki de aynı cümlerde
susarken...

Yarın daha doğmamış bir çocuk
Boynumda asılı duran sensizlikleri çikarıp ne zamana
kesersin biletini?
Yeni yeni alfabeler üretirim belki ozaman adından
yapılma
Ardına kendinden kaç harfte sen takıp geri dönersin bana?
Bugün yine takvimler ilk merhabana ayarlı
Acaba sen bensizliğin kaçındasın!
Yine akşamdan kalma saatlerde yazıyorum.
Sana kurulu sanırım cümleler,
Seni bana getirmeye yeminli beni sana bırakmak için.
'sen'den akıpta 'sana' tutunamadığım
Bir geceye günaydın demek için hazırlanıyorken
Gözlerine susmaya geliyorum sakın uyuma bu gece.
Elimde kalan yalnız düşlerim var
Ne olur sende durdur takvimide düşmesin zaman,
Çünkü ben bugune ihanet edip seni yarınlara seslenmeye geliyorum,
Duyulurmu sesim bilmiyorum bu karamavi gecede
ama
Beni sen duy
Beni sen bil istiyorum...

Gülden Çimen
Kayıt Tarihi : 8.8.2025 18:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Münzevi Zeyrek
    Münzevi Zeyrek

    Baştan sona kesintisiz bir iç döküş gibi; sanki birine mektup yazmışsın ama o mektup posta kutusuna değil, doğrudan kalbine bırakılmış.
    Okurken fark ettim ki, burada “sen” dediğin kişi yalnızca bir insan değil; aynı zamanda zamanın içinde kaybolmuş, hatıraların arasında gölgelenmiş bir anlam.

    Başlangıçta, “yüreğime bastılar tüm cümlelerini” dizesiyle gelen o sert duygu, aslında kırgınlıkla yoğrulmuş bir sahiplenme. Hatıralara sarıldıkça bükülen bel, sadece fiziksel bir yorgunluğu değil, içsel ağırlığı da anlatıyor. Ardından gelen “Bedeli çoktan ödenmiş sevdayı neden kanatır zaman?” sorusu ise, şiirin tüm tonunu belirliyor: Bu, kapanması gereken bir yaranın bile bile kanatılma hikâyesi.

    Metin boyunca çok güçlü karşılaştırmalar var. “Körlerin körlere yol göstermesi” imgesi, hem çaresizliği hem de ironiyi çok derin hissettiriyor. “Hep noktalar bırakıyordun, virgüllerini çalmıştı suskunluğun” dizesi ise teknik olarak da çok etkili; suskunluğun bile cümle çalmaya başlaması, dilin ve sessizliğin birbirine karıştığını gösteriyor.

    Şiirin ilerleyen bölümlerinde zaman temasının giderek ağırlaştığını görüyoruz. Takvimler, saatler, biletler, alfabeler… Hepsi bir şekilde “sen”e bağlanıyor. “Bugün yine takvimler ilk merhabana ayarlı” cümlesi, geçmişe saplanmış bir kalbin hâlâ aynı günü yaşamaya devam ettiğini çok sade ama vurucu bir şekilde ifade ediyor.

    Final ise, “Beni sen duy, beni sen bil istiyorum” cümlesiyle, baştan beri örülen tüm iç monoloğu bir yalvarışa dönüştürüyor. Burada artık sitem, yerini tamamen teslimiyete bırakıyor.

    Bence bu şiir, bir aşkın bitişini değil; o aşkın bitmesine rağmen hâlâ sürdürülen duygusal sadakati anlatıyor. Okuyan, sadece bir hikâyeyi değil, hâlâ kanayan bir yarayı hissediyor. Kaleminiz daim olsun.

    Cevap Yaz
    Gülden Çimen

    Bitmiş olması görüşmeleri, buluşmaları, birlikte geçirilecek zamanları ifade ediyor bazı insanlara. Hala sesini duymasıni istediğin o yürekle, hafızasında en taze şekilde var oluyor.
    Takvimler onsuz ama ona açılıyor..
    Bu yarayı hissettirebildiysem ne mutlu..

    Var ol Olcay....

TÜM YORUMLAR (2)