Bu sefer uzun sürdü yüreğimin kışı.
Susmaların kısır çıkmazlarında düşmedi bir tek sözcük
Ne gönlüme , ne de parmak uçlarıma
Oysa dünya kendi döngüsünde
baharı yaşamış alı al, moru mor
Sarı sıcak bir yaza göz kırpıyor...
Gökyüzü en mavi elbisesini giymiş ,
sanki bayram çocuğu...
Kırlangıçlar uzun yol yitiklerini çoktan unutmuş
Dillerinde ağıttan uzak ,yeni şarkılar...
*
Uzun süren kışta ezber ederken ben yalnızlığı
Baş ucumda defterim, kara kalemim...
Yüreğimde hep bir doğum sancısı , iki büklüm
Heyhat ! her seferinde de yanlış alarm ...
Aynaya yansıyan yüzümden kaçar oldu gözlerim ,bir suçlu gibi...
Bu kurak bahçeye düştüm düşeli ben
Ne yapmalıyım, nerden başlamalıyım
Her şey yolundaymış gibi mi , yaşamalıyım?
Yoksa , dünyanın onulmaz yaralarıyla yeniden mi, yüzleşmeliyim ?
Hoş ,takatim kaldı mı onu da bilmiyorum ya
Yenilen hep ben, ben olurken
Hani şairler yaşama yön verirdi ! Yalan mıydı o da ...?
*
Bir bulut geldi güneşi örttü ,havada yağmur sıkıntısı
Bir çocuk ağlıyor bi yerlerde
Bi gayret üflüyorum yüreğime sinen tozu
Cesaretle bakıyorum aynaya düşen gözlerime
İlk damla düşüveriyor kurak bahçeme ...
Zamanın yelesine yapışıyor parmaklarım bir alacaklı gibi
Dön! Diyorum, yanlış yollardan. Dön...!
Yeniden yaz insanların kaderini , ağlamasın analar
Ölmesin bi yerlerde çocuklar...
Gök gürlüyor , yağmur sağnağa dönüşüyor
Yüreğim yeniden hecelemeye başlıyor
Derin bir nefes alıyorum , sanki denize doğru yürüyorum...
Diyorum : Yaşıyormuşum ben... !
____________(22-5-2018 güncesi )
Dost Kalemden
YAŞIYORMUŞSUNUZ…
Dün farklı bir gün yaşadım, hava durumu bakımından. Öyle ki, ha yağmur yağdı, ha yağacak.
Doldu doldu geldi gökyüzü kara bulutlarla. Arada homurtularla, öfkelerle, savrulan yapraklarla ve tozu dumana katmalarla…
Sanki bizimle oyun oynar gibiydi, kara bulutlar. Dışarı çıkarsan ‘indiririm’ dercesine…
.
Bazı günler ve özellikle bazı geceler ne uykuyla dost olur gözlerimiz, ne uykusuzlukla aşina.
Sanki karanlığa bile bigânelik vardır yüreğimizde.
.
Sanırım böylesi gecelerin durgunluğu, birazdan öte, yorgunluğu rüzgâra durmuş.
Baharın tazeliği çimenlerin yeşilliğinde, ağaçların çiçeklerinde kaybolmuş.
.
Ne görecek göz, ne hissedecek gönül, ne de yaşayacak ruh kalmış.
Tükenmez bir bitaplığın, gussalı bir karanlığın, mehtapsız bir gecenin…
Ve gün boyu süren şarkısız kuş çığlıklarının doğum öncesi ağırlığı yaşanıyor.
.
Gökyüzü berraklığını giyinmiş.
Bahar, çılgınca neşesinde…
…
Bir tek hüzünden yana sıkıntı yaşamıyor zavallı yüreğim.
Elde bir kâğıt kalem, dilde kederlere bulanmış kelimelerin uçuruma yuvarlanmasını andıran canhıraş kanat çırpmaları…
Yenmeye değil, yenilmeye; paylaşamaya değil, yüklenmeye alışmış yalnız bir ruhun karabasanlarla mücadelesi, kalemin kâğıt üzerindeki sessiz çığlığı…
İçi kurumuş tükenmez kalemin ucunu ıslatıp yeniden yazmayı denemek gibi, her bir kelimenin ilk harfine tutunan gözyaşım.
…
Zamandan alacaklıyız, hayattan daha çok…
Muhabbetten alacaklıyız, kaderden daha çok…
…
Ve kulaklarımda bir gümbürtü…
Gözyaşlarımın damlaları çağlayanlara dönüşürken sağanağa geçiyor, yağmurun yürek pasını temizleyen sesi.
Ve derinlerden dökülen her bir hece, her bir kelime sağanakla sürükleniyor, kâğıdın üzerinde, tıpkı denize özlemle koşan coşkulu sular gibi.
.
Ve yaşadığımı anlıyorum....
* Hikmet ÇİFÇİ
( Emeğinize sağlık Hikmet Hocam. Saygı ve selamlarımla )
Hümeyra Gün
Kayıt Tarihi : 22.5.2018 18:54:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiir bu , sen onu yazdığını sanırsın, o senin elini tutar götürür...O yüzden şair şiir yazmak için oturduğunda tam olarak nereye gideceğini bilmez... Ben de böylesi bir yolculuğun sonunda bu şiirimsiyle geldim 'merhaba' diyerek... Aslında şiir, fark ettirmeden beni bildiğim, aşina olduğum bir yola götürmüş...

finişe yaklaştıkca heyecanı artıran
bir paylaşım olmuş kutlarım şair yüreğini
H/içbir. yere!..
Nereden?..
Her yerden!..
Artık hiç kimsesiz aşk’la.
İşte böyle bir anlık birlikteliktir.
Bir’in hiç’ten çok olduğunu inananlarda
Sevenler için sevda duada uyum bozulmadıkça.
Birbirlerine sevdalı, uçarlar ruhlar şems vakti.
Nasiplendik elhamdülillah.
Aşkınız daim olsun.
Yüreğinize sağlık.
Allaha emanet olun.
Selam ve dualarımla.
Dolu dolu yaşamın sözleriydi.
Dün farklı bir gün yaşadım, hava durumu bakımından. Öyle ki, ha yağmur yağdı, ha yağacak.
Doldu doldu geldi gökyüzü kara bulutlarla. Arada homurtularla, öfkelerle, savrulan yapraklarla ve tozu dumana katmalarla…
Sanki bizimle oyun oynar gibiydi, kara bulutlar. Dışarı çıkarsan ‘indiririm’ dercesine…
.
Bazı günler ve özellikle bazı geceler ne uykuyla dost olur gözlerimiz, ne uykusuzlukla aşina.
Sanki karanlığa bile bigânelik vardır yüreğimizde.
.
Sanırım böylesi gecelerin durgunluğu, birazdan öte, yorgunluğu rüzgâra durmuş.
Baharın tazeliği çimenlerin yeşilliğinde, ağaçların çiçeklerinde kaybolmuş.
.
Ne görecek göz, ne hissedecek gönül, ne de yaşayacak ruh kalmış.
Tükenmez bir bitaplığın, gussalı bir karanlığın, mehtapsız bir gecenin…
Ve gün boyu süren şarkısız kuş çığlıklarının doğum öncesi ağırlığı yaşanıyor.
.
Gökyüzü berraklığını giyinmiş.
Bahar, çılgınca neşesinde…
…
Bir tek hüzünden yana sıkıntı yaşamıyor zavallı yüreğim.
Elde bir kâğıt kalem, dilde kederlere bulanmış kelimelerin uçuruma yuvarlanmasını andıran canhıraş kanat çırpmaları…
Yenmeye değil, yenilmeye; paylaşamaya değil, yüklenmeye alışmış yalnız bir ruhun karabasanlarla mücadelesi, kalemin kâğıt üzerindeki sessiz çığlığı…
İçi kurumuş tükenmez kalemin ucunu ıslatıp yeniden yazmayı denemek gibi, her bir kelimenin ilk harfine tutunan gözyaşım.
…
Zamandan alacaklıyız, hayattan daha çok…
Muhabbetten alacaklıyız, kaderden daha çok…
…
Ve kulaklarımda bir gümbürtü…
Gözyaşlarımın damlaları çağlayanlara dönüşürken sağanağa geçiyor, yağmurun yürek pasını temizleyen sesi.
Ve derinlerden dökülen her bir hece, her bir kelime sağanakla sürükleniyor, kâğıdın üzerinde, tıpkı denize özlemle koşan coşkulu sular gibi.
.
Ve yaşadığımı anlıyorum.
…
Yaşıyormuşsunuz…
Yaşıyormuş, değerli Hümeyra Hanım.
.
Yüreğinize sağlık.
Az, biraz size yoldaş olmaya, gönüldaş olmaya, sırdaş olup dertleşmeye çalıştım.
Haddimizi aştıysak ve sürç-i lisanımız olduysa hoş görüle efendim.
.
Sevgi ve saygı rüzgârları esenliğiniz olsun.
Hikmet Çiftçi
02 Haziran 2018
Zamanın yelesine yapışıyor parmaklarım bir alacaklı gibi
Dön! Diyorum, yanlış yollardan. Dön...!
Yeniden yaz insanların kaderini , ağlamasın analar
Ölmesin bi yerlerde çocuklar...
Gök gürlüyor , yağmur sağnağa dönüşüyor
Yüreğim yeniden hecelemeye başlıyor
Derin bir nefes alıyorum , sanki denize doğru yürüyorum...
Diyorum : Yaşıyormuşum ben... !
Şair yürekler kah dağların doruklarında yüzünü rüzgara verir rüzgarı hisseder, kah yılkı tayların yelesine değe rüzgarı ruhunda hisseder ve bozkırları doru yürekçe koşarlar...
Muhteşem bir finalle doru tayların yelesine değen rüzgarları yüreklerimizde estiren kalemine yüreğine Selam olsun...
Kutluyorum Daha nicelerine... Saygı ve Selamlarımla.
TÜM YORUMLAR (8)