Çıkmış cehaletin sultanı, taştan diye alay var ifadesinde
Kabe'yi yeniden yapardık, bir tuğla altın bir tuğla gümüşle
Sonra senin gibi cahiller mala tapıyorlar der görünüşte
Zemzem ile abdest aldırsak, zemzem feryad eder teninde
Adam, güzeli sevmişse, cennet sahibidir
Aşk mapushanesinin müebbet esiridir
Güzel canan sevda meyhanesinde sakidir
Endamı, sözü, ruhu sarhoş eden badedir
Cennete gideceğiz derken cehennemi yaratıyoruz
Cehennemi söndürüp, cenneti alevlere boğuyoruz
Dalgalı denizin meçhul cesedi kıyıya vuruşuna benziyordu.
Karanlık gecede, rüzgârın aşığı kaldırımda oradan oraya savuruşu...
Aşkın, kurumuş çölleşmiş kalbimde benzeri olmayan nadide bir çiçek
Ansızın çık gel bir gün, sarılıp ağlaşalım gözyaşı ile sulayalım yoksa ölecek...
Ben her gece böyle seni anmazsam
Kalemimden derdimi yazmazsam
Çıldırırım.
Ben her gece hüzün yüklü yağmazmazsam
Gözlerimden derdimi dökmezsem
Sen gelirsen elma şekeri der yerim Ay'ı
Su tabancamla ıslatırım güneşi
Saçını çeker kaçarım,rüzgârın
Şişirip balon yaparım yağmur damlalarını
Sen gelirsen çocuklaşırım yeniden
Gülüm, çok gördüler
Senle beni elele gözgöze
Birbirimize çok gördüler
İşte bundan geldik göze
Gecenin kapkara karanlığında aşkım ve ben
Öldürdüm dünyevi bedeni, kaldım nefsimle
Ay utangaç bakıyor, karabulutlar ardından
Unuttum derken, dalga geçtim kendimle
İşte karşında duruyorum, durur duy eserinle
Bir deniz, iki sahil, iki kıyı
İhanet sayar bırakırsa bakmayı
Ayırmış bir deniz iki aşığı
Ah Dasha, gecenin ay ışığı
Dasha, denizde Eidothea ( Deniz Perisi)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!