Çok baktırdın anaları yollara
Acımadın gelinlere kızlara
Ömür gitti boşa geçen yıllara
Temel taşların yıkıla gurbet
Gözlerimiz baka kaldı yollarda
Unutum köyün dağı taşını
Özlüyorum her anı yazı kışını
Dumanı tüten ocak başını
Zalim gurbet beni ne hale koydun
Tarlasında çimeninde gezmeyi
Zalim kader ne koşarsın peşimden,
Ayırırsın cananımdan eşimden,
Kara duman gitmez oldu başımdan,
Kaderime boyun büküp ağlarım.
Kara yazım ölene denk silinmez,
Mevsimler tükenmez aylar tükenmez
Gençliğimiz geçti bunun üstüne
Eyer güzel bende gönlün var ise
Al bohçanı da çık yolun üstüne
Geçirdin boşuna güzel çağını
Nazlı nazlı esasına
Kaşlarının karasına
Gençliğimin sevdasına
Vurulmuşum ela gözlüm
Evlatlarının anası
İsyan edip ağlamak mı
Yoksa kara bağlamak mı
Veren Allah alan Allah
Şükredip de yalvarmak mı
Daha körpecik kuzumu
O köyde bir güzel gördüm
Zülüfleri tele benzer
Narin narin dolaşıyor
Tanımadım ele benzer
Salınır çeşme başında
Ben derdimi taşa yandım
Taş yarıldı dile geldi
Uğruna deli olduğum
Kömür gözlüm ele geldi
Görmez olaydı gözlerim
Bozkurt yuvasına çakallar girmiş
Kemiriyor duvarları taşları
Dün iman edenler dinden mi dönmüş
Şeytanı güldürür elin piçleri
Sözü asil kanı asil lanlar
Güzelliğin fayda etmez
Mal varlığın senle gitmez
Üç metre bez neye yetmez
Ezrayil kapıyı çaldığı zaman
Kimse olmaz derde çare




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!