Göklerden dökülen kızıl alev mi?
Zamanı öğüten doyumsuz dev mi?
Sardığımız kubbe yitik rüya mı?
Gözümü kör eden zindan dünya mı?
*
Mazi sular gibi akıp gitti mi?
Kadim efsaneler burda bitti mi?
Sislere gömülen dostun yüzü mü?
Yosunlu aynalar hüznün gözü mü?
*
Suskuyla kanayan dilsiz hece mi?
Üstüme kapanan sağır gece mi?
Gözümden süzülen zehirli yaş mı?
Göğsümde çırpınan cansız bir taş mı?
*
Ufukta silinen ıssız liman mı?
Her şeyi çürüten zalim zaman mı?
Ahengi bozulan eski yollar mı?
Boşluğa sarılan düşkün kollar mı?
*
Nisyanla savrulan sarı yaprak mı?
Miras kalan yalnız kara toprak mı?
Sükût mahzeninde yanan ateş mi?
Ömrümü eriten batan güneş mi?
*
Rüzgârın kamçısı hep böyle sert mi?
İnsanın kendine kastı da dert mi?
Kırık camdan sızan kanlı sesim mi?
Unuttuğum yüzüm, yitik resim mi?
Kayıt Tarihi : 9.09.2026 12:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!