Yılmaz Erdoğan: Hakkında ziyaretçi görüş ...

Yılmaz Erdoğan
68

ŞİİR


167

TAKİPÇİ

  • Ahmet Şenyuva
    Ahmet Şenyuva 27.11.2017 - 19:14

    YAHYA KEMALE

    Artık demir almak günü gelmişse zamdan meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan demiş üstad
    Üstad o gemi oraya gelene kadar neler çekti biliyormusun ne darbeler ne acılar iz biraktı,yüreğim, adeta bir zemheri kuytusu oldu, yüreğim kabardı, gönlüm ağladı, topraksız kaldım susuz yattım, acılarla göz göze gelerek bakış attım
    Duvarlarimda beton lar çatladı, içimde fırtınalar patladı
    Ama hiç yarabandı olmadı, ne yolcu ne hancı ne de yol yorgan bilmez yabancı
    Yüzlerce defa su aldı, binlerce defa rotasiz kaldı
    Çok kaptan kiraladım, kalbimin karşiliğinda
    Ama kalbimi alacak bir kaptanım olmadı
    Bazılarına ödünç verdim, çaldılar bazılarına emanet ettim, kırdılar
    Hayallerimi alanlarimi söylesem üstad sana umutlarimi yok edenlerimi söylesem
    O gemi demir alma gününe kadar peşimden ağlayanım bile olmadı, dünya hep döndü ama benden gidenler hiçbir zaman dönmedi
    Senin için o sessiz gemi dir belki,ama benim için en neşeli, en kalabalık gün yeterki, o demiri bıraksınlar SEN BENI O ZAMAN GÖR ÜSTAD.

    AHMET ŞENYUVA
    (NİVAHMET)

  • Sebahattin Karadaş
    Sebahattin Karadaş 12.08.2017 - 10:29

    Üstad, aynı bölgeden beslendiğimiz-denmidir bilmem, ama her yaptığınız sanatfaaliyetiyle bana çok hitap edi-yorsunuz.Sizinle geçmişimdeki duy-gularımı (şiir denilebilir mi bilmem) paylaşmak istedim.
    Şöyle ki;

    GECE VE MEHTAPTA GÖZLERİN SENİN

    Mutluluk aradım mazimin gölgesinde,

    Gecenin ilerlemiş saatleri mehtap alabildiğine ışıltılı Otururken balkonda yapayalnız sensizliğe çaresiz…
    Seni, gözlerini, aydınlık yüzünü düşünürüm yıldızlara bakarak
    Samanyolu acır halime, kuşatır çepeçevre bütün bedenimi
    Aydınlanır bütün kâinat, gönlümün ufkunda birleşir
    Bütün gezegenleriyle asuman ve… Sen… ve masmavi gözlerin. Binbir canlıyı sinesinde büyüten, anaç umman olur adeta. Dalarım gözlerinle dolduğum günlere hasretle, gökyüzüne ummana.
    Kulaç atarım ümitle maviliğin en koyu derinliğine
    Yakamoz parıltıları, yıldızlar ışıl ışıl, göz kırpar merhametle, munisçe.
    Daldığım diplere ulaşır, yüreğimi serinletir yarama merhem olur.
    Oralarda hep seninle olayım derken, gözlerinde ışıl ışıl bakışlarını
    Hisseder, bu kehkeşandan kamaşır gözlerim sevinçle…
    Seninle, senin ışığınla dönerim sana, gözlerine, mehtaba ve Hayalimdeki asumanın en derin maviliklerine.
    Çakılır ışıklar cümbüşüne bakışlarım
    Gökteki milyarlarca yıldız arasında Ayın sen olduğunu sanıp
    Bakarım bakarım bakarım. Yıldızların en göz alıcısı ve parıldayanına bakarım
    Hep sana bakarım… Ay… Yıldızlar… Yakamozlar Sen ve gözlerin… Ve
    Güzelliğin, gecede güneşçe kamaştırır gözlerimi.
    Işık huzmeleri sanki ninni söyler, kapanır gözkapaklarım,
    Başım yukarda uyurum uyurum… Mehtapta, yıldızlar altında.
    Rüyamda kıpır kıpır pırıltılarıyla mavilikler üstünde yakamozlar,
    Mehtapta yine en parıltılı yıldızlar ışıklarıyla şefkatle içime dolar…

    Umutlarım öyle mahzun öyle yıkık.

    Neden sonra uyanırım en tatlı yerinde vuslata ümit anından, Senli zamanlarımın sana hasret gönül avuntusundan.
    Sen olmadığını anlarım ve kahrederim düşümün hainliğine. Mutlu eden, ışığıyla gönlüme teselli veren yıldızların ve ayın Göz kırpan, yakamoz huzmeleriyle kendi derinliğinde kayıp yitiğe…
    Acırım, hüzünlenirim, ağlamak isterim, ağlayamam da
    Bütün benliğimi kaplar bu hüzün yakınındayken bile sensizlik…
    Hüznümü de alıp yanıma yeniden; Yarama merhem olur diye dalıp giderim eski günlere
    Mehtap; ay yıldızlar ve ummanda yakamozlar ve derinlikler…


    Ne sevgi payı buldum tatlı sesinde,

    Okula ve hayata 2 yıl, vuslata ebedi rötarlı ben.
    Önce Tuğ sonra İstasyon İlkokulu 4. ve 5.sınıftayız
    Hep benim sana gizli gizli baktığım çocuk masumiyetimle
    Gözlerinden bir türlü koparamadığım gözlerimde kaçamaklı bakış
    Anlarımı yakalayınca da, kaşını çattığın
    Bazen de ne bakıyorsun? Diye azarladığın anlara.
    Merhametli olduğun günlerde olurdu bazen,
    Bakışlarımı yakaladığında halime güldüğünde olurdu. Olsun.
    Aaah! O gülüşlerin de gözlerin kadar güzeldi.
    Sonra, tam bir gün; Sevdanla kırık gönlümle okul servisini beklerken
    Yanına yaklaşıp büyük bir aşkla sevdiğimi söyleyecektim, ümitsizce… Yaşımın aşkım kadar büyük olmadığına aldırış etmeden.
    Ter bastı, kızardım geveledim söyleyemedim, sense halime güldün
    Gülüşündeki umursamazlıktan bile haz aldım.
    Sana olan sevdamın büyüklüğüne elli yıl geçse de aradan;
    Adını pelesenk eden dilim, sensizlikle mecalsiz kalan kalbim şahit.
    Ne güzel gözlerini unutabildim, ne de bana olan tavrıyla tezat ismin;
    Mânâsıyla uysal sevimli, cana yakın, sıcakkanlı… Olan M…
    Seni unutamadım, sense hep bana uzaktın. Sevdiğimi biliyor ve hissediyordun bakışlarımın gözlerine hapsinden. Gönlüm haykırıyordu sana sevdamı, korkak dilimse sanki kekeme, Ya da lal gibi susuyordu her gördükçe. Eyyy! Duygularımın zalimi, oysa ki çok hasis davranıyordun çaresisliğime.
    Bir türlü ümit vermiyordun, yine de söyleyebilseydim keşke
    Seninle ay yüzünle, okyanus mavisi gözlerinle dopdolu olduğumu.
    Belki bir gün, evet bir gün adına yazdığım akrostişleri, şiirleri…
    Bir yerlerde, belki şiir dergilerinde veya sadece senin adına yazdığım, Şiir kitabımda okur anlardın sevdamın ebediliğini yıllar sonra.
    Ama olmadı olamadı, babamın işinden dolayı
    Sevdiğimi söyleyemeden, sevdiğimin yaşadığı ilçeden
    Büyük bir gönül kırıklığıyla aşkımı sinemin derinliğine gömüp ve
    Küçük kalbime büyük bir sevdayı yükleyip gözüm arkamda kalarak,
    Ayrılıp başka bir ilin ilçesine gitmiştik.
    Ama karşılığı olmayan sevdamla ve keşkeklerimle birlikte…


    İçim alev alev hayallerim kırık.

    Kafam, kalbim allak bullak ve bu garip aklıma, bir roman geldi.
    Reşat Nuri yazdığı için senin adını defalarca okumuştum Çalıkuşu’nu.
    Sevdamın kahramanın ismi roman kahramanında biriyken,
    Genç yaşta kıydığı için M…’ye, Kin duydum R.Nuri’ye senelerdir kendimce.
    Keşke ben de Zeyniler’de onbeşlik bir fert olsam ve M…’yle birlikte, Benim de hayatıma son verseydi kalemiyle diyordum.
    Aynı sayfalarda milyonlarca insanın ikimizin adını birlikte okuması,
    Başka insanlara anlatması ne saadet. Kerem’ce aşkınla yanmak,
    Sevdan yüreğimdeyken ölmek benim ebedi saadetim. Ama sen, Yeni yazılacak romanlarda en başkahraman mutlu olarak yaşa. Bütün sevda şiirleri, şarkıları senin için yazılıp söylensin.
    Ben senden mutluluk ışığını alamadımsa da sen hep mutlu ol.
    Kafamı toplayıp yine sana, sana olan sevdama ve gözlerine döneyim.
    Yıllarım; M…’nin hasretiyle, gözlerinin ışığından mahrum ve O… Yüreğimdeki derin yarama tuz basarak nasıl geçirdiğimi anlaya bilseydi
    Acırdı halime, merhamete gelirdi belki, duygusunu geçirirken aklımdan Ve yine yeniden semanın derinliklerinde gözlerim.
    Mehtapta ay hâlâ bana şefkat ışıklarını gönderiyor,
    Kucaklayıcı yakınlığını hissettiriyordu yüreğimde… Duygularım sevdamla ve zaman gökte yıldızlarla birlikte akarken
    Sonra sana yazıp ta gönderemediğim ve kutsal bir hatıra diye sakladığım
    Mektuplarım, adına yazdığım akrostişler, şiirler yeniden geldi aklıma.
    Keşke gönderme cesaretim ve yazılanların karşılığı da olabilseydi.
    Onlarda benim gibi mahzun ve hüzünlüydü,
    Olsun o ki M…’ye yazmıştım ya değerliydi
    Benim için hem de çok, çook…
    Okudum her satırını defalarca… Okudum okudum…
    Sevdiğimi söylediğim satırları sanki sana söylüyormuşçasına
    Yüksek sesle hatta haykırarak okuyordum
    Yıpranıyordu silik satırlarda gözlerim
    Yıllar sevdamı ve anılarımı yıpratamamıştı mektuplar kadar
    Ben aynı azimle hararetle okuyordum…

    Sevgine çok muhtacım sensiz bırakma,

    Yeniden gözlerim ışıldadı, sana yazıp gönderemediğim
    Mektupların arasında sınıfça çektirdiğimiz fotoğrafa takıldı.
    Sen oturuyorken sıranda kız arkadaşlarınla
    Ben de erkekli kızlı arkadaşlarla ayakta, ama
    Tam senin arkanda poz verirken gözlerini göremeden,
    Kurdeleli saçlarına bakarken çekilmiştik.
    Bu sınıfla birlikte de olsak çekilen ikinci fotoğrafımızdı
    Yalnız ikimizin birlikte aynı fotoğrafta olma ihtimali
    Kafdağı kadar uzaktı, pozdaki diğer sınıf arkadaşlarımızı
    Aradan kesip atarsam yalnız kalın bir çizgi kalırdı
    Hem kıyamazdım aşkımın şahitlerine Keşke aşkımızın diyebilseydim sahi sen de beni biraz
    Sevebilseydin adı sevda olur muydu? Dillerde söylenen. Şimdilerde ‘aynı karede görüntülendi’ denir aşk dedikodulu pozlara
    Bilhassa renkli magazin sayfalarında.
    Bizim birlikte hiç renkli fotoğrafımız olmadı kare de değildi şekli
    Toplu çekimler yatay ancak üç-beş kişi arası dikey dikdörtgen ve
    Hep siyah beyaz olurdu yıllarca süslü albümlerde saklanan
    Mâzimize şahit görüntülerimiz.

    Etme gel acı bana içimi yakma.

    Tuğ’daydı uzaktan çekilen siyah beyaz ve ilk fotoğrafımız
    Bir 23 Nisan Bayramı kutlamaları resmigeçidinde
    Mehteran Takımı’nda marşlarla adımlar iki ileri bir geri
    Okulumuzun adıyla müsemma tuğ taşıyordun
    Aydınlık yüzün, Hazar mavisi ışık saçan gözlerinle Benim yüzüm görünmüyordu, takma pala bıyığımdan ve
    Kaşlarıma kadar düşen miğferimden, sağ elimde kılıcım
    Sol elimde kalkanım senden üç sıra önde aynı hizada.
    Fotoğrafta gözlerine yüzüne bakmak kolay alabildiğine Canlısında görmek için seni, eskiye uçup bir anlığına bayrama;
    Geriye dönmek fısıldaşmak ayak uyduramamak yürüyüşe Ne mümkün bütün öğrenciler pürdikkat. Yine dönüp bakamadım.


    Mehterbaşı Yüksel öğretmen Mehteranı selamlamak için geldiğinde
    Astuurrr! Dedi mehteranda önden bir kıdemli. Orada mıyım sahi. Hayır.
    Sanki ruhumun gözleri var üç sıra arkada tuğ taşıyanın gölgesi.
    İrkildim mehterbaşının komut sesiyle…
    Tok, kendinden emin sesinden ve vakarından gök inler, yer titrerdi
    Merhaba Mehter Takımı, biz hep bir ağızdan aynı vakarla; Merhaba Mehterbaşı der başlarımızı öne eğerdik
    O önce Gülbank okur Peygamberimize salâvat getirir hû çeker
    Sonra: Çalınsın davullar zurnalar çanlar çıngıraklar… Ya Allah… Ya Muhammed..Allah Allah Allah…Nidalarıyla
    Mevziden hücuma geçen kahramanlar misali topluca haykırır
    Sonra Mehteran yürüyüşe, Mehter Marşı’yla ; “Gafil ne bilir neşve-i pür şevk-i vegayı …” başlar,
    Eski Ordu Marşı’yla ; “Ceddin deden, neslin baban…”ve
    Diğerleriyle devam ederdi Savaş meydanında bir kumandan ciddiyetindeydi,
    En küçük aksaklığa tahammülü yoktu Yüksel Beyin.
    Olabilecek bir eksikliğimizi duyması ihtimaline tedirginliğimiz,
    Sınıf öğretmenimiz Nilüfer hanımdan korkumuz da cabası.

    Mutluluk sal yüreğime sakın hor bakma,

    Keşkeler hep pişmanlığım oldu bu sefer keşke demek
    Üzmeyecek beni korksam da öğretmenlerimden saygım gereği O günlere geri dönebilsem ve sevdiğime sevgimi diyebilseydim
    Sonradan keşke keşke keşke…’lerde boğulmamak için.
    Gönlümü, kalbimi, dilimi korkmadan sana açabilseydim,
    Sende halime acıyıp bir kez olsun şefkatle bakıp, Mutluluk salsaydın yüreğime munisçe. Heyhat…

    Ebedi aşkı aradım bakışlarında didik didik…

    Âh! Şu kalbimin dili gözlerim, fotoğraflardaki gözlerine
    Yılmadan usanmadan bakarken kızanım da yok.
    Niye bakıyorsun? Diye azarlayanım da, gözlerin yanımda ya
    Bu da bana yeter, uzaklarda olsan da, sen mutlu ol yeter ki.
    Tekrar tekrar mektuplarıma ve fotoğraftaki gözlerinin ışığına
    Bakarken mehtapla birlikte yine gözlerinin okyanusuna dalıp
    Senden aldığım ışıkla kayboluyorum…

    Van /….? Bilmem

    NOT: Elektronik özürlü olduğumdan
    mesaj işlerini pek beceremiyorum.
    Muhabetle kal. Sebahattin Karadaş

  • Atilla Cemiloğlu
    Atilla Cemiloğlu 22.06.2017 - 13:11

    Kimi zaman öpmek istiyorum dudaklarından
    Kimi zaman sarılmak çırıl çıplak bedenine
    Her cümlemin büyük harfinde,yine o cümlelerimin nedeninde istiyorum seni
    Gecenin her tonunda baştan aşağı sırıl sıklam zümrüt yeşili gök mavisi gözlerini istiyorum
    Ve sonra yine istiyorum seni
    Sonra yine...

  • Ömer Faruk Güler
    Ömer Faruk Güler 14.06.2017 - 03:10

    Üstad şiirlerime bakıp bana yol gösterirmisin teşekkür ederim

  • Nihal Öztekin
    Nihal Öztekin 27.05.2015 - 21:25

    selam inşallah okuman dileyiğle yazıyorum
    sen bir anka kuşusun
    gönlümün masalında
    belki son komutansın
    çanakkale savaşında

    sana bir şiir yazdım okumanı çok isterim bayım cevap yazarsan yazarım şiiri şimdiye kadar ne yapsamda ulaşamadım
    şiir
    öyle bir insansın ki deye başlar saygılar selamlar

  • Tahsin Emek
    Tahsin Emek 23.01.2010 - 17:38

    Yılmaz cığım seni büyük ustalıkla seyrediyorum bu konuda çok ustayım hayranın sana hep böyle kal emi sakın değişme sağlıcakla kal

  • Sabriye Babaoğlu
    Sabriye Babaoğlu 23.06.2008 - 15:16

    sizi okumak görmekten daha yakın....

  • Hakan London
    Hakan London 19.01.2008 - 21:02

    bi güsellik bu kadarr anlatılabilirr...

  • Murat Arğun
    Murat Arğun 13.01.2008 - 19:47

    Valla abe helal olsun...nasıl da seni yanlış anlayıp, iki kelimeyi birbirine vurupta birşeyler sölemeye kalkıyorlar... ima mıdır nedir adı...yanlışlar... tbrkl ayrı etten süpersin...

  • Murat Arğun
    Murat Arğun 13.01.2008 - 19:46

    Valla abe helal olsun...nasıl da seni yanlış anlayıp, iki kelimeyi birbirine vurupta birşeyler sölemeye kalkıyorlar... ima mıdır nedir adı...yanlışlar... tbrkl ayrı etten süpersin...