türkü türkü kol gezerim
uçsuz bucaksız bu gökyüzünden
saçlarına damlayacak kır beyazı
ve taze bereket çiçeğiyle birlikte
yıllar boyu sürecek mücadele
uzaktan
çok uzaklardan gelen özlemler
ve daha kim bilir neler neler
alan elin veren elden üstün olduğu çağda
ne alacakları var ne de verecekleri
en iyisi gözlerimizi açıp uyanmak
uzun bir yürüyüş bu
denizin kıyısında son bulmayacak
ışığı takip et ey gencim
ışık senin karanlığında
küçük bir fidan henüz
büyüt onu yetiştir
aydın aydın
arı ve peteğin diyalektiği
bir sazlık içinde açan goncagül
ah oğul, körpe oğul
Süphan ve Nurhak'ın ötesinde
ırmak ırmak akman gerek
devrimler çağındayız
ustalardan yetişip çırak olasıya
bahar yaza dönesiye
geçip gidecek kervanları zalimin
uzaktan izleyeceksin
suskun gerillam benim
kızıl bakışlım
içinde harlanacak tekrardan
kırkların ateşi
o güne değin bekleyeceğim seni
gel ayaklar baş olmadan
bu ağaç ufuk ağacıdır
ihtişamı iki çizgi arasında gözükür
bu ağaçtan düşen dallara acırım
ey meleklere secde ettireceğim güzel
hele gel bu ağacı büyütek senle
emek emek işleyek evreni baştan
aşkımız bu olsun
üstünde devrim yapılacak toprakta
kainatı var edek göğsümüzde
son bulsun namussuz rüzgar
ıslıkla esen kederimiz son bulsun
seni ne denli sevmişim bilesin
yumruk yumruk ciğerime bastıran açlığım
hem devrime hem sanadır
doyamam ey emekçi
ey devrimin vazgeçilmezi
sen yoksan biz yokuz
koşmamız gerek yıldızlara
dağlara, tarlalara, fabrikalara
girmemiz gerek yüreklere
ilerlememiz lazım el ele
tarih gibi durmaksızın
yıllar boyu sürecek mücadele
bekliyorum gelmeni
28 Ağustos 2026
Kayıt Tarihi : 15.09.2026 02:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!