Kırık tel kumruları terk ederken damı
Göğün yedi kat katı kapandı üstüme
Hangi tılsım bozuldu dökülürken petekler
Uçurum kenarında kalakalmış bir serçe
Nefesim yetmiyor artık bu ıslak havaya
Yetiş ey sevgili, boğuluyor bu gövde
Paslı çiviler sökülürken tahta salıncaktan
Mavi Atlas haritası yırtıldı ortadan
Hangi poyraz dondurdu damardaki akışı
Kör kandil sönüyor bak pençeresiz odada
Kökünden koparılan asma kuruyor tez
Yetiş ey sahibi, susuzluktan çatladı bağ
Yorgun argın düşerken gölgeler tuvale
Çürümüş tahtalar gıcırdar basılan merdivende
Hangi melodi sustu dilsizleşti tellerde
Kuru yaprak savrulur ıssız asfalt yolda
Bütün kapılar kilitlendi döküldü paslar
Yetiş ey kurtarıcı, karanlık bastı odayı
Bozkırın ortasında kalmış yitik kervan
Ayaz vurmuş başak gibi eğildi boynumuz
Hangi gizli büyü bağladı ayaklarımızı
Sönmüş ateş küllerinden kalkmıyor eller
Toprak altından gelen sesler büyürken
Yetiş ey can, tükeniyor bu garip nefes
Sarnıcın dibinde biriken acı tortu
Zehirli sarmaşık sardı bütün sütunları
Hangi uğursuz baykuş tünedi çatımıza
Cam kırıkları batarken çıplak ayaklara
Zaman kum saati boşaldı akmaz oldu
Yetiş ey derman, yıkılıyor bu metruk ev
Girdabın ortasında döner tahta parça
Köpüklü dalgalar yutuyor kırık kayığı
Hangi dipsiz okyanus açtı koynunu bize
Göğün mavisi büründü katran karasına
Boğuk çığlıklar karışır uğuldayan yele
Yetiş ey sığınak, batıyor bu gemi
Ömrün tezgahında dokunan şal yırtıldı
İğne ucu batmaz oldu nasırlı deriye
Hangi hayalet dolaşır tavan arasında
Sarkıtlar damlıyor mağaranın tavanından
Ruhun derinliklerinde yankılanır sükût
Yetiş ey tabip, kapanmıyor bu derin yara
Kuyunun dibinden sızan küf kokusu
Örümcek ağları ördü bütün pencerelere
Hangi zalim ördü bu demir örmeleri
Güneş doğmuyor artık bu beton zindana
Duvarlar daralıyor sıkışıyor kaburga
Yetiş ey hürriyet, boğuluyor bu irade
Hüzün tarlasında biter dikensiz otlar
Solgun papatyalar boyun bükmüş toprağa
Hangi bahçıvan terk etti bu bahçeyi
Kuraklık kavuruyor ekilmiş tohumları
Yağmur duası çınlar sağırlaşmış gökte
Yetiş ey bereket, kurudu bütün nehirler
Son istasyonda bekler tren bekçisi
Raylar pas tutmuş, trenler çoktan gitmiş
Hangi raydan çıktı bu hayat vagonu
Uzak ufuklarda kayboldu kırmızı ışık
Bozuk saatler durmuş, akrep yelkovan küs
Yetiş ey yol gösteren, kaybettim yönümü
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 14:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!