Bir gün bütün taşlar
dünyaya küstü.
Kaldırımlar hafifledi önce,
sonra apartmanlar
temellerini arkalarında bırakıp
yavaşça göğe sürüklendi.
İnsanlar, evlerinin altında kalan
karanlık odalara baktılar.
Her odada başka bir çocuk
aynı rüyayı büyütüyordu:
Ağzından çıkan kuşu
yeniden içine koymaya çalışıyordu.
Ben o gün
ceplerime biraz toprak doldurdum.
Uçmamak için değil;
hangi yöne düşeceğimi
unutmamak için.
Öğleden sonra gökyüzü
bir hastane koridoru kadar uzundu.
Bulutlar kapı önlerinde
sigara içen doktorlara benziyordu.
Bir kadın, havalanan evinin ardından
“Ekmek içeride kaldı,” diye bağırdı.
Kimse onu duymadı.
Çünkü insanlık o sırada
kendi hafifliğine hayran kalmıştı;
herkes yükselmeyi kurtuluş sanıyor,
hiç kimse aşağıda
açık unutulmuş
dünyanın ağzını görmüyordu.
Kayıt Tarihi : 10.09.2026 13:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!