Yaz mevsiminin en sıcak günlerinde., hele öğle saatlerinde yapacak bir işiniz yoksa ve el-ayak çekilmiş koca bir şehrin orta yerindeki bir park içinde yalnızlığınızla sıkıntılı bir köşe kapmaca içindeyseniz.., şehirdeki bütün renklerin., yaşamınızdaki bütün renkler gibi yükselen nem oranı buharlarının arkasına saklanıp kaybolmasının da tanığı oluyorsunuz demektir...
.,
O gün ben böylesi bir tanıklığa gönüllü değil zorunlu olarak yazdırmıştım ismimi... Kendimce ileri sürdüğüm haklı nedenler., haksız bütün nedenlerimi silip-süpürmüş ve uygunsuz adımlarım beni., şehrin bu ıssız ve kişiliksiz., çok ağaçlı ama hiç gölgesiz parkının tam orta yerine bırakıvermişti...
.,
Tahtasının üzerine, şehirde yaşayan bütün genç aşıkların isimlerini kazıdıkları bir bankına banka oturup ayaklarımı uzattım...
Önümde kümelenmiş çitlenmiş çekirdek kabukları üzerine ayak uçlarımla daireler çizmeye çalıştım., olmadı... Dağıttım., daha kolay oldu...
Sonra da başımı kaldırıp., gözlerimi de kısarak yakıcı öğle güneşine bakmaya çalıştım...
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını