Çoğalıyor yalnızlık odanın duvarlarında...
Kesik kesik atıyor sensizliğin nabzı.
Geceyi ortasından yaran saatin sesi.
Karışıyor bedenimin küf kokusuna.
Gözleriyle beklemekte gelmeyen sabahı.
Saçlarımdaki çocukluk kırılıyor taradıkça.
Kimse bilmez, uykusuzluk yorganı yalnızların.
Hiçbir şey olmamış gibi yapanlar yaktı en çok canımı.
El sallamadım arkandan, içimle uğurladım seni...
Kalbimin sokaklarında dolaşıyor ayak izlerin.
Hüznün gölgesinde ıslanıyor yamalı gülüşler.
Derin derin eksiliyor iç sesimin sökük yerleri.
Soğuk, ürkek, yerini bilmez enkazı sarılışın.
Birinin gülüşü çınlasa delip geçemez geceyi.
Koca bir boşluk bırakır yavaş yavaş uzaklara.
Seni düşündüğümde, pası akıyor yılların.
Elim boşluğa değiyor ne zaman yoklasam içimi.
Kaldırımlar geri veriyor sakladığı adımlarını.
Kimseye göstermeden, kimse dokunmasın diye.
Bağırıyor içimin derininde başka ruhların sessizliği.
Ağırlığını taşıyamıyor dilim, yarım kalan cümlelerin.
Yakınlarım uzaklara, uzaklar içime sığdı
Yalnızlık iniltisiyle karışık bir yetimlik var yine de.
Hiçbir acı tek başına susmaz hiç kimsenin içinde.
Anlıyoruz sonunda.
Hiçbir yalnızlık yenilmez aslında.
Hiç kimse de kazanamaz bütünüyle.
Yine de yaşar herkes.
Elinde eksik kalmış bir gece.
Doğmayan yarım kalan sabahıyla.
Kayıt Tarihi : 27.11.2025 17:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!