Su ıslatmaz, ateş yakmaz, gül kokmaz;
Rüzgâr yapay zekâ, köz yapay zekâ.
His damıtmaz, içten bakmaz, yaş akmaz;
Surat yapay zekâ, göz yapay zekâ.
Toprak küstü, çiçek polen vermiyor,
Yorgun bahçe, yeşil plan vermiyor.
Mevsim lezzet falan filan vermiyor;
Bahar yapay zekâ, güz yapay zekâ.
İnternetin bir hududu kalmadı,
İnsanî değerin adı kalmadı,
Sonunda çok şeyin tadı kalmadı;
Şeker yapay zekâ, tuz yapay zekâ.
Güneş tam filtreli doğuyor sanki
Bulutlar bir garip ağıyor sanki
Kar sanal, yağmur boş yağıyor sanki
Ayaz yapay zekâ, yaz yapay zekâ.
Söz çoğaldı, akıl-fikir ezildi.
Ne hakikat, ne bir mânâ çözüldü.
Terazinin ayar taşı bozuldu;
Fazla yapay zekâ, az yapay zekâ.
Soldu yaprak, gül demeti kalmadı,
Dostun dosta bir hürmeti kalmadı,
Fotoğrafın bir kıymeti kalmadı;
Işık yapay zekâ, poz yapay zekâ.
Bilek gücü tuşa geldi, yenildi.
Emek sustu, “sonuç hazır” denildi.
Kodla, çiple meydanlara inildi;
Kuvvet yapay zekâ, hız yapay zekâ.
Sır çıkıştı, mahremiyet inişti.
Ninni küstü, masal söndü, sönüştü.
Tüm kimlikler profile dönüştü,
Oğlan yapay zekâ, kız yapay zekâ.
Viran kalmış kütüphane yastadır.
Âlim suskun, kopyacılar ustadır.
Defter tozlu, kalem-kâğıt hastadır;
Kitap yapay zekâ, tez yapay zekâ.
Sevgi şifresizdi, sadâkat boldu.
Ne kalpler kavruldu, ne gözler doldu.
O organik aşklar yaşanmaz oldu;
Sevda yapay zekâ, haz yapay zekâ.
Sahne hazır, alkış hazır, ses hazır,
Titreşim var, nefes taklit, es hazır,
Ruh nöbetçi, tiz ses sağlam, pes hazır,
Solist yapay zekâ, saz yapay zekâ.
Gerçek vicdan varsa; göz yapay değil
Damarda kan, kalpte iz yapay değil
İnsan var oldukça öz yapay değil
Fırsat yapay zekâ, koz yapay zekâ.
Velhasıl böyledir pay ile payda.
Çile meydanında olup da peyda
Hikmetî uğraşıp yazsa ne fayda;
Şiir yapay zekâ, söz yapay zekâ.
10.02.2026
Hikmet NazlıKayıt Tarihi : 7.3.2026 15:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!