Hasanoğlan Marşı Şiiri - Hikmet Nazlı

Hikmet Nazlı
232

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Hasanoğlan Marşı

Çirkeften, nankörden, hasetten değil
Garip bülbülünden sor bizim eli
Yiyici tayfadan, fesattan değil
Solmamış gülünden sor bizim eli.

Dön gurbet ellerden cennet bağına,
Bala, bazlamaya, tereyağına.
Çık Eski Yayla’dan İdris Dağı’na
Sağından solundan sor bizim eli.

Enstitünün ilme ışık yaktığı,
Ferdin fert yüzüne dostça baktığı,
Koca Veysel’imin aşkla diktiği
Kirazın dalından sor bizim eli.

Amfi tiyatroda mâziyi dinle
Dinle, yürekteki sızıyı dinle
Gel Darderesi’nden Yazı’yı dinle
Kavağın yelinden sor bizim eli.

Kırkkızlar tepesi çiğdem kokunca
Elmalıkta dallar gazel dökünce
Aşağı Pınar’dan Çal’a çıkınca
O taşlı yolundan sor bizim eli.

Duy Tokluoğlu’ndan gelen sâlâyı,
Gidenlere yas tut, gör musallayı.
Düğünde, dernekte döndür halayı
Tut dostun kolundan, sor bizim eli.

Şu gözleme kokan sacın, sobanın,
Yüz yıllık kağnının, eski sabanın,
Dert çeken atanın, koca ebenin,
Dedenin dilinden sor bizim eli.

Hasandede, Göcen, Avdan, Mamadı
Sor, nereden gelir bu köyün adı?
Damağında kalsın gömbenin tadı
Yağından, balından sor bizim eli.

Var nazla niyazla Çetderesi’ne
Gir Amin Yeri’nde dost arasına.
Karış ocakların o karasına
İsinden, külünden sor bizim eli.

Kızılkaş tepesi, Güneşi saklar
Dolambaçlı raylar, treni bekler
Şu Gelin Kayası, ovayı yoklar
Sırtından, belinden sor bizim eli.

İn Havuzbaşı’ndan pazara doğru,
Seyret bir çevreyi, nazara doğru,
Kantarın yanından mezara doğru
Yol tutan salından sor bizim eli.

Dolan meydanlardan gir kenarlara
Sor koca çamlara, sor çınarlara
Hikmetî, sırrını ver pınarlara
Suyundan, selinden sor bizim eli.

04.04.2013
Hasanoğlan

Hikmet Nazlı
Kayıt Tarihi : 7.4.2013 01:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Hikmet Nazlı