Uyuşturucu
Bazen lokal, genel anestezilerde
Bazen zehirleyen kimyasallarda
Bazense damara işleyen şırıngada
Yok eden altın vuruşlarda
Tecavüz
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Konu güzel, anlatım da iyi ama keşke biraz daha şiirsel kaygı olsaydı.
Üstat,Bilginin tek yanlılığından,dar bakışlardan o kadar azadesiniz ki ufuk açılması algısı veriyor.Bu yanınızı kutlarım.Olumlama ve olumsuzlanma yapan cümleler belirtilmemiş hisi, biraz önde tutulmuş sanki.Aslında bayıldığım bir anlatım biçimi.Acarca bir bakış ve ikili algısal ivmeli bir tutum.
Zincirlerden kurtulmuş bir düşünme tarzı ve ironisi daha bir çarpıcı olmuş.Tebrikler.Kutlarım iyi çalışmalar.
Yüreklerde sevginin yeşerememesi karşısında insanlığından çıkan birer vahşi hale dönüşen insanların tablosunu sergilemişsiniz.Yüreğinize sağlık diyor ,tüm insanlığın sevgi çemberiyle kuşatılmasını diliyorum.Sevgilerimle...Fatma Güven
Savaş
Bazen cihada yüklü seferlerde
Bazen toprak, petrol açgözlülüğünde
Bazense masum bedenlerin kan gölünde
Yitip giden yaşam çığlıklarında ....
Kısacası dostum yapay afetler yaşamın her basamağında var....Basamklara dikkatli basmak ve yaşamı kirleten bu lekelerin gölgesindeki güzellikleri gerçek duygularla gerçek güzelliklerle temizlemeye gayret etmek ilk görevlerimizden olmalı...Yüreği öpülesi insan kutluyorum kalemin hiççç susmasınnnnnn....SEVGİLER...
Duyarlı yüreğinize salğık. Muhteşem bir çalışma olmuş. Ana Vatandan Yavru Vatana. selam, Sevgi ve Saygılarımmı iletiyorum.
EMEĞİNE VE YÜREĞİNE SAĞLIK
TEBRİKLER EFENDİM
İnsanın insana ait duygularınının ürünü, iyi yada kötü her şey insan ürünü, yaratılıştan gelen genlerin ziniri, ortam ve şartlar oluşursa melek yönümüzün şeytana dönüşmesi her an olabiliyor, mümkün olsa da o genlerimizi aldırabilsek, şiir güzel yansıtmış Funda hanım bu duyguları, tebriklerimle.
Savaş
Bazen cihada yüklü seferlerde
Bazen toprak, petrol açgözlülüğünde
Bazense masum bedenlerin kan gölünde
Yitip giden yaşam çığlıklarında...
Müthiş..İlki gibi bu da güzeldi belki daha güzeldi..Yüreğiniz var olsun..Kutluyorum..
Saygı ve sevgilerimle..
Olay ve kavramların ustaca şiirsel sözlüklenmesine esenlik dileklerimle bravo diyorum.
devam etmesi gereken ve gerektiği gibi de eden güzel bir seri
şairin kalemine ve duyarlılığına da diyecek sözüm de yok tebriğimde. Bu tebriğinde üstünde bir şeyler bekliyor....
duyarlı yüreğine sağlık ne deyim kardeşim
sağolasın varolasın
SEVDAZAN
Bu şiir ile ilgili 18 tane yorum bulunmakta