* tutuşturdun aşkının fitilini gittin, terk-ederek
reva mı bu bana söyle sevgili? raks ederek,
yaşıyorsun umutlu ve mutlu kendi dünyanda.
zevk mi alıyorsun bilmem? gülüp geçerek.
savruluyorum rüzgarında kum-taneleri çöllere
İnce bir kumaştan, çiçekli basması
Yürür yolda kıvrak yok gamı, tasası
Boynunda zarif gerdanı, yakut taşı
Her görenin gözlerini alır bakışları.
O dalgalı saçlarını rüzgar yalıyor
"Hayat her şeyi öğretir ama, asla unutmayı öğretmez"
Ne dünü unut, ne de yarını
Gününü yaşa, doya doya
Kim der ki aşkın saati var
Dolanmadan acı koynuna.
Zaman zaman değil ki, aşk içinde eriyelim
Zaman bu zaman, deyin ki; sevip sevilelim
ne tez duyuldu dost aci haberin
icim yandi, bugulandi akti gözlerim
özlem sayfan acildi gönül defterimde
ara sira cevirip, (v) ahlarla aglayacagim!
simdi sen murada erenlerdensin
Gittiginde bıraktıgın viran bir kalp
Sarıldı sarmaşık gibi amansız acılara
Yaşarken yazı, yeller esiyor şimdi acı acı
Duyarsan gözyaşların coşacak başım tacı.
Tatlı günler mazi oldu aktı boşu boşuna
"Emine"
Arzular tutuşmuş peşine gidiyor emine
Annesinden kalma o endamlı güzelliği
Lakin; felek gün yüzünü hiç göstermedi
Kandı aşki için, savruldu çöllere, kavruldu
Aci, kara günün dostluguna hasret kaldi.
Yokluklar da öyle amansiz bastirdi ki, kücük bir tebessüme özlem dolu.
Bu akşam güzel bir gece, akım olarak sorunsuz ve saf
Saat bu saat, gecenin yarısı, ben aynı gemide onunla birlikte.
Ah.. bu kızarıklığımı gizleyemiyorum, bana sensizlik gerekmiyor
Aşksız, akılsız kalp kırmak istemiyorum, sevgili buldun biliyorum.
Bir 'gün' e veda edemem
Bir de sana 'Sevgili'
Gün benim günümü alır
Sen/sizliğin canımı...
30072004




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!