Buz gibi soğukluk bakışlarında
Bahar zaten gitmiş kış yorgun düşmüş
Hayallerin de yıkık kaşların da
Gözünden süzülen yaş yorgun düşmüş
Gözyaşların seli gül yüzü basmış
Bu şehre geldiğimde
Güneş doğuyordu
Benimse çoktan içime doğmuştu
Şehrin güzellikle dolup taşacağı
Mavi gezegenin derinliğinde bir cevhermiş meğer
Ne kadar uzağa gider isen git
İsmini cismimden ayıramazsın
İstersen aylara seneleri kat
Maziyi zihnimden sıyıramazsın
Tavşan dağa küsmüş dağlar habersiz
Yarım yamalak aklımı
Alma rüzgar git başımdan
Paramparça gönlümü
Çalma rüzgar git başımdan
Sevda küsmüş gözlerime
Seninle aynı dünyada yaşayacağım için
Öyle sevindim
Öyle sevindim ki doğar doğmaz
Sevinç gözyaşlarıma karıştı çığlıklarım
Kimseler anlamadı
Neden ağladığımı
İlk olmayacak yaşadığın
Titrek elindeki ıslak mendil
Sonuncu da olmayacak
Esmeyecek belki rüzgar
Akmayacak nehir
Saatlerin yelkovanları bile yorulacak
Saçlarından karanlık geceyi tarayacak rüzgar
Bulutlar yükünü bırakıp kaçacak can havliyle
Köpekler havlayacak uzaktan nedensiz
Dikenden bir çiğ damlayacak gülün yanağına
Serçeler uyuyacak incecik dallarda
Dağınık saçların yastığına değecek
Sahilde yürümek gibidir hayat
Dalga dalga gelir dertler üstüne
Suratlara çarpan rüzgarlar hoyrat
Martı şarkı söyler kader üstüne
Kum gibi acılar saymakla bitmez
Denizi ve ufku
Seyre dalıyorum
Göklerden mavi rüyalarım
Bulutlardan beyaz
Esecek senin yönünden bir rüzgar biliyorum
Yelkenlerim hazır
Ben yanarım derdime ki halimi kimse bilmiyor
Yaz bahar ayında kırgın dalımı kimse bilmiyor
Çiçek çiçek dolaşırım şiir denen sonsuz bağda
Aşk derdine şifa bende balımı kimse bilmiyor




-
Sadık Yiğit
Tüm Yorumlarsevgili dostum bende yazıyorum nacizane senin şiirlerini de okudum ve okurken bir çoğundan keyf aldım yüreğine sağlık şiirlerini imini kullanarak pay yapacağım