Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı?

Mehmet Akif Ersoy
156

ŞİİR


804

TAKİPÇİ

Ya Rab Bu Uğursuz Gecenin Yok mu Sabahı?

'İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helâk eder misin, Allah’ım? '

(A’râf 155)

Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!

Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!
'Yandık! 'diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!

Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında
Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında

Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;
Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!

Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i
En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn'i

Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz'ın
Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın

Emvâcı hurûş-âver olurken melekûta
Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta?

Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş'al-i vahdet
Teslîs ile çöksün mü bütün âleme zulmet?

Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman
Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?

Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin
Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-ı Hakim'in?

İslâm ayak altında sürünsün mü nihâyet?
Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet?

Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?
Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ

Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm
Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?

Lâ yüs'ele binlerce sual olsa da kurbân;
İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!

Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;
Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık

Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın...
Yaksaydın a mel'unları... Tuttun bizi yaktın

Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:
Binlerce cevâmi' yıkılıp hâke serildi

Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted:
Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!

Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,
Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar!

En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından
Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!

İslâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...
Nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok!

Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?
Ağzım kurusun... Yok musun ey adl-i İlâhî!

4 Cemaziyelevvel 1331 - 28 Mart 1329 (1913)

Mehmet Akif Ersoy
Kayıt Tarihi : 18.7.2003 12:45:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi


    ŞİİRİN DOĞRU ANLAŞILMASI İÇİN:
    'İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helâk eder misin, Allah’ım? '
    (A’râf 155)
    ...
    Şiir, 'SAFAHAT'da da aynen bu şekilde verilmiş. Yani ‘Araf 155'in sadece bir cümlesi alınmış. Baş kısmı ve sonrası alınmamış. Bunun için yanlış anlaşılmakta.
    Aslında ayetin bu cümlesinde olumsuzluk değil, sorarak “İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi de mi helâk (yok) edeceksin? Etmezsin.
    Edecek olsaydın daha önce zaten yok ederdin.”
    Anlatılan bu.
    Şimdi ayetin tamamını verirsek, cümle daha net ve doğru anlaşılır.
    *
    https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/A'r%C3%A2f-suresi/1109/155-156-ayet-tefsiri
    “Mûsâ, tayin ettiğimiz vakit ve yerde bulunmak üzere kavminden yetmiş adam seçti. Onları o müthiş deprem yakalayınca Mûsâ dedi ki: "Ey rabbim! Dileseydin onları ve beni daha önce helâk ederdin. İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLERİN İŞLEDİKLERİ YÜZÜNDEN BİZİ HELÂK EDECEK MİSİN? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir; onunla dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletirsin. Sen bizim velîmizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin.”
    A'râf Suresi – 155. Ayet Tefsiri

    YUKARIDA BÜYÜK HARFLERE DÖNÜŞTÜRDÜĞÜM MEALİ, DİĞER MEALCİLERİMİZ GENELLİKLE ŞÖYLE İFADE ETMİŞLER:
    “İçimizdeki akılsızların işledikleri suç yüzünden bizi de mi helak edeceksin?”
    ““Eğer dileseydin, daha önce onları da, beni de yok ederdin. İçimizden bir takım dar kafalıların yaptıklarından dolayı, bizi yok edecek misin şimdi?”
    “İçimizden bir takım beyinsizlerin işlediği günahlar yüzünden hepimizi mi helâk edeceksin?”
    “ (Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak edecek misin?”
    Diğer yorumlar için aşağıdaki linki açınız.
    http://kuranmeali.com/AyetKarsilastirma.php?sure=7&ayet=155
    *
    Madem anlamak zor oluyor, SAFAHAT’tan kelimelerin anlamlarını da yazalım:
    Nefha: esinti
    Esnam: Sanemler, putlar
    Cedd-i Hüseyin: Hüseyin’in dedesi. Peygamberimiz ve evveli…
    Haremeyn: İki harem
    1- Mekke’deki Harem-i Şerif
    2- Medine’deki Ravza-i Mutahhare
    Meş’al-i vahdet: Birlik meşalesi. Allah’ın birliğinin nûru.
    Teslis: Allah’ı üçlemek itikadı, inancı.
    İlhad: Dinsizlik, dinden çıkmak
    Enfas-ı habis: Kötü nefesler, kötü ruhlar,
    Lâ yüs’el: Sorumsuz olan
    Nigenbân: Bakıcı
    Cevami: Camiler
    Mürted: Dinden çıkmış. Başka dine geçmiş
    Fetva-yı müeyyed: Sağlam delil
    Devâhî: Belalar

    Bundan sonra inşallah hem şiir, hem de Akif doğru anlaşılır.


    Hikmet Çiftçi

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi

    Üstad . Üstad kelimesi boşuna kullanılan bir ünvan değildir . Şiirin son mısrası , nasıl da şamar oluyor . Ne bu gaflet ,ne bu ümitsizlik ne bu bedbahlik ,ey biçare ! Adil olan Allah var Allah.
    İçerdeki ve disardaki düşmanlara karşı mücadelede yeise kapilsa da Üstad ,son mısra ile baştan doğuruyor şiiri.
    Rahmet ve Saygıyla.

  • Naki Aydoğan
    Naki Aydoğan

    Allah bir, akıl ortak akıl. Karşında akılsızsa akıl sendeyse Allah ne yapsın! Ben Müslümanım bu gavur mu dersin. Akıl sendeki milli mücadelenin yanında oldun ve ortak akıl için çalıştın. Milli şair oldun. Bizde milli okur. Bir insanlık için. Ey şair senin mekanın benim okurluğum da. Cennet senin şiirlerinle okurluğum da. Senin şiirlerini okudukça beklersin okurlarını mahşerde. Allah bir, bir kavuşturur bizi.

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    İSYAN NE ALÂKA!..

    Öncelikle böylesi çok çok anlamlı bir şiirin "Günün Şiiri" olarak sayfada yer alması beni ziyadesiyle memnun ve mutlu etti.
    Gerçi yeni seçilmiş değil, eskiden seçilmiş (25.01.2006) ve tekrar güne düşmüş bir şiir.

    Zamanının körlerine, sağırlarına, izansızlarına, akılsızlarına, vicdansızlarına, insafsızlarına ve en önemlisi bizden olup veya görünüp de ihanet içinde olanlarına çok açık bir itham, yergi, eleştiri var.
    Gidişatı göremeyenlere, sonucu tahmin edemiyenlere tahammülü kalmamış merhum şair Akif'in.

    Düşünün bir kere!.
    Osmanlı İmparatorluğunun “Hasta Adam” olarak tanımlandığı dönemde, özellikle de 1900’lü yılların başlarından itibaren yedi düvellin hücumuna uğramış bir millet, bir devlet varken, kimden medet umacaktı merhum Mehmet Akif…
    İnancı bütün, vatan ve hürriyet aşkıyla yanıp tutuşan, Kurtuluş Savaşı yıllarında da camiden camiye koşup vaazlar veren, cepheden cepheye, siperden sipere giderek askerimize, ordumuza moral veren Akif, insan olarak çaresizliği ve ümitsizliği yaşarken bunu hissettirmeden ümit veren oluyorsa…
    Rabbinden başka kimden güç alacak, kime sığıncak, kime dert yanacak, kiminle derdini paylaşacaktı? Kısaca kimden güç - kuvvet alacak, çaresizliğini kiminle paylaşacaktı?
    .
    Bu şiirde zerrece Allah’a isyan yok.
    İmanında zerrece zaafiyet yok.
    Böyle düşünenler, hiç olmazsa daha önce yazılan yorumlara bir baksalar mutlaka doğruyu gösterecek birşeyler bulurlardı.
    Misal; İbrahim Faik Bayav detaylı olmasa da yeterince açıklama yapmışlar yorumunda. İlk yorumu yazan Sadık Ahmet de en azından bir kapı aralamış, ne anlaşılması gerektiği husunda.
    .
    Bir de bilinmeyen kelimeler konusu var.
    Zamanına göre Türkçe’yi aruz veznine uyduran, yani uygulamayı başaran ilk şairimizdir Mehmet Akif.
    Türkçemizle şiir yazmayı şiar edinmiş ve mavaffak olmuştur. Bu açıdan da kendilerine minnet duymalıyız.
    .
    Eğer bilgisayardan giriyorsanız –günümüz şartlarına uygun programlar kullanılıyorsa- kelimenin üzerini işaretleyin, sağ tıklayın sizi Osmanlıca Lügat’e yani anlamına götürecektir. Yahut birkaç kalimeye de bir zahmet bakıverin.
    Hep hazırcı olmayalım.
    .
    Geçmişte güne getirlen şiirden dolayı o zamanın seçici kuruluna teşekkürler.
    .
    Muhterem ve merhum Mehmet Akif Ersoy’a da Allah’tan rahmet diliyorum.
    .
    Hikmet Çiftçi
    05 Eylül 2019

  • Cuma Ali Çetin
    Cuma Ali Çetin

    üstadımızın mekanı cennet olsun inşALLAH.

TÜM YORUMLAR (52)