PEÇELİ GELİN
Erzurumlu Dilber – Kürdün Gelini
**Bir Emir Ergin Koç Kaleminden**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Sana Erzurum'un nazlı dilberi diyorlar,
Ben seni bir şehrin hududuna sığdıramadım.
Bilmem, Palandöken'in karından mı aldın o vakarı,
Yoksa ananın duası mı işledi ruhuna o edebi?
Yüzünü bir peçenin ardına gizlemişsin,
Ben o peçenin ardındaki surete değil,
Gönlünde taşıdığın hayâya sevdalandım.
Çünkü yüz dediğin zamanla değişir,
Lakin edeple güzelleşen gönül eskimez.
Ben seni görmeden de sevebildim ey dilber,
**Marifet, görmediğin bir gönle hürmet edebilmektir.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Ben Van'ın bağrından kopup geldim,
Sen Erzurum'un ayazında büyüdün.
Ben Süphan'ın eteklerinde öğrendim sabretmeyi,
Sen Palandöken'in karında saklı bir Berfin'sin.
Ayrı şehirlerin çocuklarıydık,
Ama aynı kültürün türkülerinde büyüdük.
Aynı dilde sevdik, aynı dilde hüzünlendik,
Aynı kıbleye döndü dualarımız.
Ve gün geldi, iki ayrı diyarın yolları
Birbirini arayan iki gönülde birleşti.
**Meğer kader, insanın yıllarca aradığı huzuru,
Hiç beklemediği bir gönülde saklarmış.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Hatırlar mısın, ilk gönül konuşmalarımızı?
Ne büyük vaatler verdik birbirimize,
Ne de dünyanın bütün nimetlerini istedik.
Sen bir sözünle içimdeki telaşı dindirdin,
Ben yıllardır sustuğum ne varsa sana anlattım.
Birbirimizin geçmişini sorgulamadık,
Yaralarımızı yeniden kanatmadık.
Sen benim suskunluğumdan anladın kederimi,
Ben senin bir kelimenden tanıdım merhameti.
O günden sonra ne sen bana yabancı kaldın,
Ne de ben kendimi sensiz bir yarına ait bildim.
**Biz birbirimizi bir tesadüfle bulmadık dilber,
İki ayrı ömrün duasında birbirimize rastladık.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Sakın beni Mecnun sanma nazlı dilber,
Ben çöllere düşüp aklımı yitirmedim.
Ne Leyla'nın sevdasına öykündüm,
Ne Ferhat gibi dağları deldim.
Ben Yusuf'un kuyusunda sabrı öğrendim,
Yakup'un gözyaşında beklemenin sırrını bildim.
Sonra sen çıktın karşıma,
Yıllardır içimde taşıdığım o sessizliğe
Bir insanın sesiyle huzur verdin.
Anladım ki aşk, yalnız hasret çekmek değilmiş,
Sevdiğinin varlığıyla yarına inanabilmekmiş.
**Ben sende bir masalın sonunu değil,
Gerçek bir ömrün başlangıcını buldum.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Şimdi sana bir sözüm var Erzurumlu dilber,
Ben seninle yalnız güzel günleri paylaşmaya gelmedim.
Elimde servet yok belki,
Ama kimseye eğilmeden kazandığım ekmeğim var.
Sana altından saraylar vaat etmiyorum,
Bir ömür başını huzurla koyacağın omzumu sunuyorum.
Yorulduğunda elini tutmayı,
Hüzünlendiğinde yanında susmayı bilirim.
Ben senin yalnız gençliğine değil,
Saçlarına düşecek aklara da talibim.
**Çünkü ben seni bir mevsim sevmeye değil,
Ömrümün bütün mevsimlerini seninle yaşamaya talibim.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Düşünüyorum da ey peçeli dilber,
Bir gün anamızın duasıyla kurulsun yuvamız.
Kapısında kibir değil, merhamet bulunsun,
Soframızda bereket, gönlümüzde kanaat olsun.
Sen Erzurum'dan getirdiğin edebi koy ortaya,
Ben Van'ın dağlarından taşıdığım sabrı.
Birbirimizin eksiklerini yüzümüze vurmayalım,
Dünyanın yükünü birbirimize ağırlaştırmayalım.
Bir gün aramıza kırgınlık girerse,
Gururumuz sevgimizin önüne geçmesin.
**Çünkü yuva dediğin aynı çatı altında yaşamak değil,
İki insanın birbirine sığınacak bir gönül olmasıdır.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Bilirsin dilber, benim de geçmişim kolay geçmedi,
Nice yollar yürüdüm, nice imtihanlardan geçtim.
Hayat bazen en güvendiğim yerden sınadı beni,
Bazen kalabalıklar içinde yalnız bıraktı.
Ama ben o günlerin hesabını sana getirmedim,
Eski yaralarımın bedelini senden istemedim.
Sen de kendi ömründen nice şeyler taşıdın,
Biz birbirimizi kusursuz olduğumuz için sevmedik.
Her insanın içinde kimseye açamadığı bir kapı vardır,
Biz o kapıları zorlamadan birbirimize yaklaştık.
**Ben senin geçmişini değiştirmeye değil,
Geleceğinde güzel bir iz bırakmaya geldim.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
İşte bunun içindir ki seher vakti kalkarım,
Adını da katarım Rabb'ime açtığım dualarıma.
Derim ki:
Ey gönüllerin sırrını bilen Allah'ım,
Sen bizi iki ayrı diyardan birbirimize yakın eyledin.
Şimdi bu sevdayı hayırlı bir nikâhla tamamla.
Analarımızın duasını üzerimizden eksiltme,
Gönüllerimize sabır, soframıza bereket ver.
Bizi birbirimizin imtihanı değil,
Zor günlerinde sığınağı eyle.
Sevgimizi dünya hevesine kurban ettirme,
**Birbirimize duyduğumuz muhabbeti,
Sana olan teslimiyetimizden ayırma Allah'ım.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
**Emir der ki...**
Ben Van'ın bağrından geldim Erzurumlu dilber,
Heybemde bir ömrün yorgunluğu, gönlümde sen varsın.
Ne geçmişin acılarını inkâr ediyorum,
Ne de yarınlardan korkup bugünü eksiltiyorum.
Ben nice kapıların eşiğinden geçtim,
Ama hiçbirinde senin gönlündeki huzuru bulamadım.
Şimdi ne uzak yollar ürkütür beni,
Ne de hayatın önümüze çıkaracağı imtihanlar.
Yeter ki birbirimize verdiğimiz söz
Darlıkta da bollukta da aynı kalsın.
**Ben senin ömründe gelip geçen biri değil,
Son nefesine kadar yanında duran yârin olmak isterim.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
Ve gün gelir de sorarlarsa sana,
“Kimdi o Vanlı Kürt, seni böyle seven?” diye...
De ki:
Bir garip şairdi, hayatın çilesinden geçmişti.
Yüzümü görmeden gönlümü sevmişti.
Ne zenginlik vaat etti ne gösterişli bir hayat,
Bir helal lokmayı bölüşmekti bütün muradı.
Benimle aynı yolda yürümeye niyet etti,
Sevgisini yalnız sözlerinde bırakmadı.
En çok da şunu söyle onlara:
**O beni güzelliğim için değil,
Bir ömrü birlikte güzelleştirebilmek için sevdi.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
**Emir'in son niyazı...**
Şimdi biliyorum ey peçeli dilber,
Biz birbirimizi bulduk, gönüllerimiz birleşti.
Artık uzak şehirlerin değil,
Birlikte kuracağımız yarınların hayalini taşıyoruz.
Sen Erzurum'un karını getir hatıralarında,
Ben Van'ın baharını sereyim yollarımıza.
Bir gün aynı kapının anahtarını taşıdığımızda,
Ne sen doğduğun toprağa yabancı kal,
Ne ben geçmişimi ardımda unutayım.
İki ayrı diyarın hatırası
Tek bir yuvanın bereketi olsun.
Ben senden kusursuz bir hayat istemiyorum,
Ne her günümüz bayram olsun diyorum,
Ne de ömrümüzün bütün yolları çiçek açsın.
Yeter ki en zor günümüzde bile
Birbirimize yabancı olmayalım.
**Sen benim beklediğim bir ihtimal değilsin artık,
Gönlümde yerini bulmuş bir hakikatsin.**
**Ben seni gelip geçici bir heves bilmedim,
Bir ömrün en kıymetli emaneti bildim.**
**Ve bil ki ey Erzurumlu dilber...**
**Ben seni kendime mahkûm etmeye değil,
Allah'ın emaneti bilip bir ömür hürmet etmeye talibim.**
⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂⁂
**Şair: Emir Ergin Koç**
Emir Ergin KoçKayıt Tarihi : 25.10.2026 20:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!