Yine güz geldi de yaprak sarardı,
Dallara dokunan rüzgâr yorulmuş.
Güneşin ışığı erken karardı,
Yollara bakmaktan gözler yorulmuş.
Gönül bahçesinin gülleri soldu,
Neşenin yerine hüznümüz doldu.
Geçen o güzelim bahara ne oldu?
Aşka tutunduğumuz dal da yorulmuş.
Ömür takviminden bir yaprak daha,
Düşüyor toprağa ermeden sabaha.
Umutlar kalırken artık eyvaha,
Maziye sürülen iz de yorulmuş.
Salim der ki tükenmedi umudum,
Dert içinde ben sabrı yudumladım.
Yıllar boyu bir menzile yürüdüm,
Gönlümü yakan o köz de yorulmuş.
Gönül defterini açtım bu gece,
Her satır bir derttir, her kelime hece.
Dünyanın halleri derin bir bilmece,
Aklıma takılan ser de yorulmuş.
Biri bağrım yakar, biri sazımdır,
Dayandığım o yar, ekmeğim azımdır.
Kaderde ne varsa çekmek yazımdır,
Sazımın üstündeki tel de yorulmuş.
Bin beş yüz hedefe az kaldı yolum,
Kırılsa da tutmaz olmuştur kolum.
Eylülün koynunda solarken gülüm,
Kelamı söyleyen dil de yorulmuş.
Kayıt Tarihi : 11.09.2026 23:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!