Kuru bir yaprak düşer toprağa,
Ancak o zaman hatırlarız baharı...
Oysa bir nefes kadar yakındı ses,
Bir dokunuş kadar sıcak.
Biz hep yarın dedik...
Oysa yarınlar,
Sessizce gidenlerin ardından,
Yalnızca bir yankı olarak kaldı.
Zaman, en tatlı yalancıdır insana;
Hep bir sonra fısıldar kulağımıza...
Sonra ararım, sonra sarılırım, sonra affederim...
Oysa ölümün sonrası yoktur!
Bir kapı çarpması kadar anidir veda...
Toprak örttüğünde o bildik yüzü,
Boğazda düğümlenen keşkeler neye yarar?
Başına diktiğin o soğuk mermer,
İçinde çırpınan sevgiyi duymaz, anlamaz...
Sağlığında esirgediğin bir sıcak tebessüm,
Şimdi okyanus olsa, içindeki o yangını söndürmez.
Götürme o gülleri mezar başlarına!
Kokusunu çekemeyen cana çiçek ne yapsın?
Gözlerine bakarken ver o karanfili...
Elleri henüz sıcakken sıkıca tut, bırakma!
Sessizce gidenlerin ardından geriye kalan;
Zamanında söylenmemiş sözlerin ağırlığıdır sadece...
Nefes alıyorken duyur sesini!
Gülüşü yüzündeyken ortak ol o ana...
Çünkü insanın omuzlarındaki en ağır yük;
Dudaklarında asılı kalmış,
Sahibini toprağa vermiş sevgi sözcükleridir...
Gözlerin gördüğü, kalbin çarptığı şu an...
Sevginin tam zamanıdır!
Sesin ulaşabiliyorken adrese,
Konuş, hissettir, dokun...
Hâlâ vakit varken...
Dumani TrbznKayıt Tarihi : 17.09.2026 22:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!