Bizim sebebimiz uzaklık değildi sevgili,
Aramızda aşılmayacak dağlar, geçilemeyecek denizler yoktu.
Birbirimize varmak için dünyayı dolaşmamız gerekmiyordu,
Biraz cesaret, biraz kararlılık, biraz da birbirimizi seçmek yeterdi.
Ne yollar uzun, ne ömür kavuşamayacak kadar kısaydı.
Bizim önümüzde bir hayat duruyordu,
Elimizi uzatsak tutabileceğimiz kadar yakın,
Birbirimizden vazgeçtikçe uzaklaşacak kadar kırılgandı.
Olabilirdi sevgili…
Bütün mesele, olabilecekken olmamasıydı.
Seninle yaşlanmanın hayalini kurmuştum,
Saçlarımızdaki beyazları birbirimize göstereceğimiz günleri,
Yılların yüzümüzde bıraktığı çizgileri ezbere bildiğimiz,
Birbirimizin huylarına kızıp yine birbirimize döneceğimizi…
Bir evin içinde iki ayrı ömür değil,
Tek bir hayatın iki sahibi olmayı düşlemiştim.
Senin yorgunluğunu kendime dert, sevincini kendime bayram saymayı,
Dünyanın bütün telaşı kapımızda beklerken
Birbirimize yetebildiğimiz o küçücük dünyayı kurmayı…
Ne büyük hayallerdi bizimkiler, değil mi?
Üstelik hiçbiri gökyüzünden bir yıldız istemiyordu;
Yalnızca birbirimizi seçmemiz gerekiyordu.
Şimdi geriye dönüp baktığımda
En çok yaşadıklarımızı değil, yaşayamadıklarımızı düşünüyorum.
Birlikte geçirebileceğimiz yıllar nereye gitti sevgili?
Hangi mutluluğumuzdan daha yaşanmadan vazgeçtik?
Bizim diyeceğimiz ne varsa,
Başkalarının hayatında sıradan bir güne dönüştü belki.
Bir çiftin birlikte kurduğu sofrada,
Birbirine alışmış iki sesin akşam konuşmalarında,
Yıllardır aynı yastığa baş koyanların sessizliğinde,
Hâlâ kendimizden bir şeyler arıyorum.
İnsan hiç yaşamadığı bir hayatın ayrıntılarını bile özler mi?
Ben özlüyorum işte…
Seninle yaşasaydım nasıl biri olurdum, onu bile düşünmeden edemiyorum.
Sana kırgınlığım sevgimin bittiği yerden başlamıyor,
Hâlâ içimde bir yerlerde duruyor olmandan.
Çünkü insan vazgeçtiği birinin ardından yürümeyi bırakabilir,
Ama onunla yaşayabileceği hayattan nasıl vazgeçer?
Hangi anıyı çıkarıp atacağım içimden, söyle?
Henüz yaşanmamış bir şeyin vedası nasıl edilir?
Sana ait bir geçmişim yok ki dönüp son kez bakayım,
Birlikte geçirdiğimiz yıllar yok ki son sayfasını kapatayım.
Ben daha ilk günümüzü bile yaşayamadan,
Ömrümün en uzun ayrılığına düştüm.
Belki sen de bir gün düşünürsün bizi,
Bir kararın eşiğinde dururken, bir hayatı seçerken,
İçinden başka türlü olabilirdi dediğin bir akşam…
Belki o zaman anlarsın,
İnsan her zaman yanlış birini sevdiği için kaybetmez.
Bazen doğru insan çıkar karşısına,
Ama ikisi de doğru zamanda doğru cesareti gösteremez.
Sevgi vardır, fakat onu yaşatacak cesaret eksiktir.
İstek vardır, fakat bir adım atmanın sorumluluğu ağır gelir.
Sonra yıllar geçer, herkes kendi hayatına alışır;
Bir tek içlerinde, kimseye anlatamadıkları o ihtimal
İlk günkü yerinde kalır.
Ben artık sana kavuşacağım bir günün hesabını tutmuyorum.
Beklemekten vazgeçmek, içimdeki her şeyi inkâr etmek değil.
Seni sevmiş olmamdan utanmıyorum,
Seninle bir hayat istemiş olmaktan da pişman değilim.
Ama keşke sevgili, keşke bir kez olsun,
Korkularımızdan daha çok inansaydık birbirimize.
Keşke gururumuzdan, şartlarımızdan, ertelediğimiz günlerden,
Biraz olsun daha kıymetli olsaydı bizim ihtimalimiz.
Belki bugün aynı hayatın içinde bambaşka şeylere kızıyor,
Birbirimize alışmanın huzurunu yaşıyor olacaktık.
Biliyor musun sevgili,
Bir gün seni tamamen unutabilirim belki.
Sesini, yüzünü, bende bıraktığın o ince sızıyı…
Zaman hepsini benden alabilir.
Ama bir şey var ki hiçbir zaman senden geri alamayacağım:
Seninle yaşayabileceğime inandığım o hayatı,
Bir zamanlar bütün kalbimle istemiş olmamı.
Ve şimdi biri çıkıp bana
“Peki, bütün bunların sonunda elinde ne kaldı?” diye sorsa,
Sana yazdığım bir mektup yok,
Birlikte çekilmiş bir fotoğrafımızı çıkaramam gösteremem.
Sadece uzun bir sessizlikten sonra,
Bir zamanlar seninle mutlu olabileceğime inandığımı söylerim.
Sonra da başımı önüme eğerim…
Biz birbirimizi kaybetmedik yalnızca…
Bir evin anahtarını hiç çevirmeden,
Aynı sofrada bir kez bile susmadan,
Birbirimize “iyi geceler” demeyi alışkanlığa dönüştürmeden,
Bitti bizim hikâyemiz.
Ben sedece seni değil,
Seninle birlikteyken olabileceği hâlimi de gömdüm.
Benim özlemim de artık sana dönmek için değil;
İçimde hâlâ ışıkları yanan,
Ama kapısını hiçbir zaman açamayacağımız o eve bakmak.
Seninle bir ömrümüz olabilirdi sevgili…
Şimdi ikimiz de yaşıyoruz,
Ama içimizde, hiç yaşanmamış bir hayatın yasını tutuyoruz....
Kayıt Tarihi : 24.10.2026 19:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!