Öteyi buraya taşıyan kutlu bir ses gelir hep dört bir yandan.
Kulaklarımıza kurşun mu dökülmüş ne, hiç fark edemiyoruz!
Ateşe dalarız pervane misali, artık biz usandık kandan.
Hep uçurumlara akışımız, bu sarp yoldan çark edemiyoruz.
Elçiler gönderdin asırların çirkef yüzüne, şahit son elçin.
Karanlık çökse de güneşin meydanda, biz neden göremiyoruz?
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını