Uyanırsa İlhamım Şiiri - Kasım Kobakçı

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Kasım Kobakçı
5372

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Uyanırsa İlhamım

Çınlayan şu mısralar, kurulursa ansızın, nöbetçi olur gölge, ad verilir boşluğa;
Yansıdı mı dumanlar, çığlık attı mı zaman, meçhuldeki yabancı, can karışır yokluğa.
Yok sayıp birbirini, kavramadan koşarlar, soran biri çıkınca, gömülür sonsuzluğa,
Düşünürüm ansızın, uyanırsa ilhamım, binbir imge ses verir, yönelir soyutluğa.
*
Yazınsal yolculuklar, varoluşsal çemberler, doludur sırlarıyla, çözülmez bilmeceler,
Neler fısıldamışlar, yansıtarak derinden, o devasa kavramlar, nice ulu bilgeler;
Gölgeyle derin boşluk, mesela bu meydanda, örnek olsunlar bize, canlansın düşünceler;
Boşluğu yüceltirken, evvel zamanda gölge, sınırsız bilmektedir, boşlukta o gölgeler.
*
Yaşarlar daha sonra, yitirip anlamını, ağır düş kırığının, karanlık sonrasında;
Koşarken ıssız gölge, biçimsiz dizelere, boğuşur durur boşluk, yalnızlık ortasında;
Çizgisel tayf der gölge, karşıdaki boşluğa, boylamsal hiçlik der o, gölgenin karşısında;
Kalırlar mı hiç geri, suskun durur mu gölge, anında tepki verir, boşluğun yankısında.
*
Sarsılan bu satırlar, yazılırsa yeniden, atlı er olur gölge, boşlukta cümlelere;
Uğuldadı mı rüzgar, belirdi mi uçurum, kuşkudaki yolcular, hiçlikte gecelere.
Reddederler özünü, sezmedikçe gerçeği, tuhaf ki sorulunca, kapılır şüphelere,
Tartıyorum içimden, tutuşursa zihnimiz, sonsuz masal saklıdır, dökülür imgelere.
*
Sanatsal arayışlar, varoluşsal sancımız, dolu tuhaf sırlarla, savrulur bu devranda,
Nice sesler çınlatıp, haykırmışlar durmadan, o görkemli fikirler, ozanlar her mekânda;
Gölge ile o boşluk, söz gelimi bizlere, ibret olsunlar şimdi, yankılanan meydanda;
Kutsarken o boşluğu, geçmiş çağlarda gölge, hudutsuz sanıyordu, boşluk onu zamanda.
*
Görecekler akıbet, kaybederken manayı, büyük yıkılışların, ardından uzaklıkta;
Sığınırken o gölge, kalıpsız mısralara, çırpınır durur boşluk, boğucu yalnızlıkta;
Doğrusal tayf diyecek, gölge derin boşluğa, dikey yokluk diyecek, boşluksa karanlıkta;
Dururlar mı hiç geri, sessiz kalır mı gölge, karşılık verir hemen, ürperişle boşlukta.
*
Okunan bu dizeler, dökülürse kalıba, muhafız olur gölge, unvan kor boşluğuna;
Dağıldı mı bulutlar, doğdu mu ebediyet, sislerdeki yabancı, sır katar varlığına.
Dışlayıp ötekini, çözemeden sırrını, soranlar olduğunda, döner yalnızlığına,
Bakıyorum ufuktan, parlarsa esin bir gün, sayısız destan vardır, kayar soyutluğuna.
*
Kurgusal maceralar, varoluşsal çarkımız, dolu tuhaf işlerle, dolu saçmalıklarla,
Neler anlatmışlar hep, fısıldayıp durarak, o heybetli kavramlar, bilgece insanlarla;
Gölge ile o boşluk, örneğin şu dünyada, model olsunlar bize, çarpışan boyutlarla;
Yücelttiğinde gölge, eski çağda boşluğu, ölçüsüz görüyordu, boşluk tüm sınırlarla.
*
Yaşayacaklar elbet, yitirirken anlamı, kırılan umutların, ardından sarsılarak;
Akarken sessiz gölge, ölçüsüz dizelere, kıvranır durur boşluk, tenhada bunalarak;
Çizgisel ruh diyecek, gölge ıssız boşluğa, uzamsal hiçlik der o, gölgeye haykırarak;
Kalırlar mı hiç altta, kayıtsız mıdır gölge, boşluk yanıtı verir, anında çarpışarak.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 31.10.2026 17:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!