İnsanlar günlük işlerin hengamesine öyle bir kaptırdılar ki kendilerini; gülmeyi unuttular.
Yaşamak için didinirken yaşamayı unuttular.
Uzun yola çıkarken ki ilk heyecanlarını unuttular.
Unuttular sevgiliden gelen kırmızı rujlu sevda mektubunu posta kutusunda.
Platonik aşklarını yeşil işlemeli heybede, duvarda, unuttular.
Yazı masasının orta çekmecesinde hayallerini unuttular.
Çiçek pasajının girişinde ki ilk dönemeçte, annesinin dizlerinin dibine oturmuş dilenen, mavi kurdeleli kız çocuğunu unuttular.
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta