Haller vardır halden hale dönüşür
Bilemem sevdiğim bil bil desen de
Gün gelir goncalar güle dönüşür
Gülemem sevdiğim gül gül desen de
Hicab eder bazen ar olur sevdam
Alem düşmüş yola yakındır menzil
Kervanın ardında kalan sen olma
Sevda diyarında vuslata meyil
Hakikat yurdunda yalan sen olma
Güne hasret kalmış ıslak mendiller
Hazin oldu serencamı sevdamın
Hayallerim yara aldı hiç yoktan
Kader derim nasip derim sonuçta
Tükenen umutlar kayboldu çoktan
Elbet kabuk bağlar vurgun sonrası
Sessiz adımlarla yaklaşan ölüm
Hangi günün bir vaktinde gelecek
Belki suskunluğun serinliğinde
Her nefis hayata veda edecek
Yaşanılan ömrün çarpım tablosu
Hazan vurgunlarında soluk renkli resimler
Hüzünlerin bağrında nağmeyle söyleşirler
Dalıp gitmiş gözlerim kalmış derinliğinde
Yok muydu bir bakışın akşam serinliğinde
Denize açılan köhne teknemde
Dümen bozuk kaptan üzgün dil sessiz
Takati tükenmiş yangın hanemde
Ateş fersiz alev harsız kül sessiz
Geceleri yakamozun şavkında
Solan güller vardı dikenli dalda
Goncalar üzgündü yapraklar halsiz
Mutlu son görmedim hiç bir masalda
Gülistanda haller hepten mecalsiz
Mevsim ilkbahardı aylardan nisan
Kıvılcımla başlar harın öyküsü
Kerem yangınında küle dönüşür
Gönülde demlenen hasret türküsü
Aşığın sazında tele dönüşür
Sinede beslenir sevda nüvesi
Sevda arşivinden bir hüzzam şarkı
Hüznünü sineme saldı sevdiğim
Arda kalan neyse alıp yanına
Gönül hülyasına daldı sevdiğim
Maziden ne varsa silindi izi
Dikensiz dallarda arama gülü
Hasretin mazisi şeyda şeydadır
Hicranı ararsan dinle bülbülü
Gülistan ezgisi şeyda şeydadır
Leylasına mahsus çöl hikayesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!