Sevdanın ederi pahalıdır,
Dertli yüreğidir kendine sırdaş,
Ciğerleri közde kora bağlıdır,
Aşığın da ağıtı vardır be Gardaş.
Çile ile doludur gönül dergâhı,
Berduşa evrilir acizdir canı,
Acıya müptela gecenin tevekkülünde,
İkbali olmayan menzile muzdarip,
Müjgan batığı ruz-i şeb-inde,
Ahvali muamma fani bir garip.
Hüzün deminde saklı o eşsiz çığlık,
Firakın pençesinde can verir ayık,
Doldur bakalım garson, hangi dalgada kıyıya vuracağız bugün görelim,
Hangi istiridye kabuğu kesecek can damarımızı bilelim,
Donat bakalım masayı hüzün şarkılarıyla, aç sesi aç, içelim,
İçelim de kutlayalım yarin gözlerini.
Ahh olsaydı da yüzümü okşayan saçlarını savursaydı rüzgârda,
Biraz da elimi tutsaydı, gözlerimi kapatıp savrulsaydım müjganda,
Güneşin batışında gizli, özleme gebe geceler,
Arsız bir kederin kitapsız ayracı,
Mutluluk asılırken avluda doğan sancılar,
Amansız bir kaderin iffetsiz kılıcı.
Selası okunur beş kala gidişlerin,
Her yönü baharken gönül kış olur.
Hangi tufan değdirdi gözüme gözlerini,
Ömrümü kurban eylesem o tatlı diline?
Bir avuç kor olsan, yaksan tüm bedenimi,
Cemre eylesen beni, düşüversem gönlüne.
Yıldızları toplasam saçlarından yağdırsam,
Su getirsem dağlardan, ırmak olup çağlasam,
Bir kahvenin hatırı kırk yılsa eğer,
Bir "Hoşçakal"ın yankısı kaç asırdı?
Senden kalan o amansız keder,
Benim payıma düşen en ağır sırdı.
Hüzzam makamında çalıyor yalnızlığım,
Sessizce dökülüyor içimin perdeleri.
Hüzünlü Baharların Kokusuydu Sensizlik
Akabinde Kurşun tadında bir söz "Gidiyorum"
Ne yana baksam yokluğunun resmi süslüyor
İçim Buz dışım Buz..
Sermayem elimde kalan bir isim birde resim
Yarından firari, kimliği meçhul pazarlar,
Anılar kül tablasında ziyan, anılar katil,
Üstelik bütün ihtişamıyla sevdaya kail,
Ve Eylül'ün göğsünde sırılsıklam tek fail.
Vakit mahkûm yasını tutarken yelkovanın,
Hazana dem vurur şerefe kalkan kadehler,
Niyeti var mı doğmaya bugün güneşin?
Vefasızlığın esiri artık gidişler,
Diş gıcırdatmaktan bile yoksun benliğin,
Sarıp sarmalayamayan yoksul gülüşler.
Pusat yüreğinde mi saklı kara çocuk?
Şimdi üryansın sen sevdanın gölgesinde,
Pardon, bakar mısınız?
Az önce üzerine gölgenizin düştüğü yürek bana ait...
Öyle elinizi kolunuzu sallayıp çekip gidemezsiniz,
Size diyorum.
Gözlerinizdeki parmaklıkların ardına saklanmayın,
Saklamayın bakışlarınızın katil ruhunu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!