Ülkem ( deneme) Şiiri - Ahmet Kırmızı

Ahmet Kırmızı
49

ŞİİR


55

TAKİPÇİ

Ülkem ( deneme)

içimdeki boşlugu ilk farkettiğimde kaç yaşındaydım hatırlamıyorum. O kadar geniş bir alandı ki hissettiğim şaşkınlığı hatırlıyorum fakat kaç yaşında olduğumu hatırlamıyorum.
şimdi çocukluğumun karanlık dehlizlerine girip yaş analizi yapamayacağım çünkü çocukluğum bu ruh halimle girip güvenli şekilde çıkabileceğim bir yer değil maalesef.

bu kadar büyük bir alan başı boş olmamalı dedim kendi kendime, buraya her şey yapılabilir diye düşündüm; hatta bir ülke bile

ışığın az oluşundan caydım ülke kurmaktan ülke karanlıkta olmaz olmamalı.
insanların yaşam ve güvenlik kaygılarının olmadığı aydınlık caddelerinde neşeli kahkahalarla birbirlerine sarılarak yürüdükleri coğrafyaya ülke denmeli benim alanımın ışığı çok azdı o yüzden ülke olmazdı oradan

hani bazen bilmediğiniz bir yerde yürürüsünüz ya bir orman belki bir ören yeri belki de daha önce görmediğiniz bir yerleşim yeri adımlarınız birden bire bomboş bir meydana çıkar meydanın yalnızlığı kucaklar ilkin sizi sahipsizliği hüzün doludur
acaba daha önce burada ne varmış diye düşünürsünüz belki de düşünmezsiniz belki de farketmezsiniz
bile ben içimdeki o bomboş meydanı görür görmez düşündüm burada daha önce ne varmış diye

sonra bir gün birini öldürdüm, öyle hemen bir çırpıda değil yavaş yavaş ilkin gözlerini öldürdüm.
belki öyle bakmanı istemiyorum deseydim, diyebilseydim öldürmem de gerekmeyecekti bilmiyorum
nefes almaya devam ediyordu ama ben gerçekten öldürmüştüm onu ölü gözleriyle bana bakıyordu nefesini duyuyordum, hareket ediyordu ama önemi yoktu çünkü

ben onu öldürmüştüm

cesedini kaç gün taşıdım hatırlamıyorum belki aylar
yemek masasında bile
onu gömmeliydim bir insan yemek yerken bu kadar mı çirkin olur ve konuşurken ve gülmeyi bilmezken
onu hemen acil gömmeliydim elimle tutmadan o boşluğa taşıdım dokunmak istemiyordum en kenar köşeye gömdüm ter içinde kalmıştım fena rahatlamıştım ama onun haberi yoktu öldürülüp gömüldüğünden

ölülere saygımdan mıdır nedir her gördüğümde gülümserim kendisine hala kaç zaman geçti çiçek falan dikmedim içimden gelmedi ne yapayım hem o karanlıkta çiçek büyümezdi ki.

oradan ülke olmazdı.
eminim olmazdı ülke dediğin masmavi bir göğün altında tek vasfın insan olmanın yeterli olduğu yer olmalı eşit hak, eşit özgürlük olmalı "birileri daha eşit olmamalı" birilerinin emeğini gücünü aklını sömürerek zenginleşen
zenginleştikçe daha çok sömürenlerin yaşadığı köhne karanlıkta ülke olmaz olmamalı

hem sonra ülke dediğin coğrafyanın bereketli toprakları olmalı benim alanımın toprağı külrengiydi
içimde ( senden sonra anne ) herkese karşı duyduğum öfkeyi kimse görmesin diye oraya saklıyordum
öfkem yakıyordu, amansızca yakıp kavuruyordu öyle kalbimde saklayamazdım bilmiyorsun kalbimde
saklayabilsem gözlerimden alev fışkırırdı çok fena olurdu

boşluğum dünyaya karşı biriken öfkeden kimbilir belki de haşyetten külrengine döndü ki: bence
kül rengi en asil renktir onun çektiği acı hangi rengin yaşam öyküsünde vardır.

sonra bir gün başka birini öldürdüm, sonra başka ve sonra daha başka çözemediğim bir şey oldu sonra
her öldürdüğümü gömerken benden de bir şeyler gömülüyordu, eksiliyordum.

zavallı annem senin de içinde boşluk mu vardı hiç doldurulamayan bir boşluk sen neleri gömdün, kimleri öldürdün...

nerden biliyorsun deme sakın; insan sevdiğine çeker anne.
insan sevdiğine

senin gözlerin öldürülemeyecek kadar
hüzün doluydu, baktıkça derine çeken bir ah ! risalesiydi

nereden biliyorsun deme, insan ezberinde tuttuğu her gün hatmettiği kitabın neresini yanlış okur ki;

insan bildiğine yanar anne

insan bildiğine yanar

ne olur nereden biliyorsun deme sen gidince o boşluk doğdu yemyeşil ülkem külrengi virane şimdi
sorma ışığım
s
o
r
m
a

Ahmet Kırmızı
Kayıt Tarihi : 16.6.2021 21:31:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Birgül Uğur
    Birgül Uğur

    Değme o koca boşluğa değme... Zaten anca taşımıştık bu zamanlara kadar, çığlıklarımızın içinde boğulan "sessizliğimizi" ...
    Teşekkürler güçlü kaleminizden paylaşımlar için..

    Cevap Yaz
  • Nazan Yinanç
    Nazan Yinanç

    "yarıya bölünmüş bir sözcüğüm Mi
    yenilgilerin eteğinde suskun gözyaşı
    zindanda unutulmuş şarabi bir akşam
    savaştan kaçan bir kıta
    silahlarını bırakan ordu
    yaralı cümleler biriktiriyorum içimin ülkelerinde
    öksüz çocuklar avutuyorum

    son bir başlama noktası seç
    bütün zamanların durduğu"

    Cevap Yaz
  • Veysel Toprak
    Veysel Toprak


    1- Çocukluğum

    tam zamanlı inkar;
    ilk boşluğu hissettiğim epik sahne!

    Ne çok ruh kondu
    saçlarımın karanlığına
    şakağı şaşkınlık bürümüş kapılardan...
    Oysa bilirim yitip gitti
    yüreği avucunda nice çocuklar
    yüreği yaralı anneler / gözleri kanlı babalar
    ayrıldı infaz hükmüyle
    histeriden doğan cadı avıyla...

    Peki, nerede bıraktı gölgesini insanlık?

    Yerleşim yeri içinde
    zamansız sorudur tüketmek bir coğrafyayı
    yok ederek senden olmayanı
    cayarak ışığın pastel aynasından...

    içimde
    talan edilmiş ömürler meydanı;
    koparılsa bir çiçek bir ülkeden
    güzellik ve koku gider,
    doğduğun yerde ölememek
    insanı kekre bir özlem eder...
    .... ....



    Cevap Yaz
  • Nilüfer Aksu
    Nilüfer Aksu

    "canımı acta acıta
    yüreğime gömdüğüm
    yaşayan ölülerim var benim

    siz bilmezsiniz
    ben de sizinkileri bilmem...

    kim bilir ?
    belki de her birimiz
    birilerinin yüreğinde
    yaşayan ölüleriz..."
    ...
    Aklın hafızası neyse ney de,yüreğin hafızası güçlü olunca.................öyle işte.

    Teşekkürler....

    Cevap Yaz
  • Esra Tabur
    Esra Tabur

    İçimdeki mezara çarptı yürek sesiniz.Unutarak öldürdüğüm yığınların gölgelerinde yankılandı...Özlemini çektiğim yürek ülkem o külün rengine tadına ve kokusuna böyle aşina iken sorgular buldum ben de kendimi...ilk ne zaman duyumsadım dehlizinde kaybolduğum bu boşluğu...ilk ne zaman alıştım karanlığa...eksilmeyi kanıksadığım an...ilk ne zamandı?
    ...
    Yoğun hislerle ayrılıyorum sayfanızdan hüzünle ve saygıyla...Tebriklerimle...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (6)

Ahmet Kırmızı