Oysa biz uçurum kırlangıçlarıydık.

Ahmet Kırmızı
47

ŞİİR


51

TAKİPÇİ

Oysa biz uçurum kırlangıçlarıydık.

Ve ben biliyorum
Örümceği, güvercini, mağarayı, asayı
ve İbrahim'in baltasını ben biliyorum. *

Gün geldi unuttum bildiklerimi. Aklımdan ve ellerimden ve kalbimden birer birer silindiler.
Oysa ellerim hâlâ atalarımın o hünerli elleriydi ve kalbim de. Neden saklıyordum öyleyse ellerimi, neden gizliyordum, neden bir fazlalık gibi duruyordu tarihin harcını karmış parmaklarım.

Neden acılar kavminin çocuğu gibi bakıyoruz çiko? **
Neden kendi coğrafyamızda kendi suretimizden utanıyoruz?

Ah! Gülse abla; ***
Haberin yok senin - yoksa var mı? -
-Eziksin olum sen dedikçe ellerim kocaman oluyor, saklayacak yer bulamıyorum. Ellerim Gülse abla dedemin kasketini başından alan ellerine dönüşüyor, terlerini siliyor Gülse abla terlerini toprağa sıyıran elleri oluyor dedemin.

Yakışmıyor senin nişantaşına, ne yapsam gizleyemiyorum ellerimi.
ve çiko daha çok ağlıyor, görmüyorsun sular seller gibi ağlıyor su yükseliyor Gülse abla Nişantaşının kızıl kaldırımlarına akıyor.

Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz
Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz ****
Bütün bildiklerim, öğretilenler bu kaldırımlarda işe yaramıyordu. Ah dedem; ah!
Kardeşim İbrahim bana mermer putları
Nasıl devireceğimi öğretmişti
Ama siz kağıttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini
nasıl sileceğimi öğretmediniz ****

Atları'da yok ki yelelerinden öpüp gidelim ha çiko.

sen uyurken oyuncaksız kalan azrail
derin efkar dağıtıyor karanlığa
şimdi karanlık daha geçilmez be Çiko
şimdi daha kinli karanlığa olan korkumuz
korkuyoruz be Çiko
korkuyoruz…

çık o sonsuz gecenden Çiko
durgunluğumuza el ver
hadi uyan!
bir tufan şekeri alalım
hadi kan delirsin!
gök düşsün!
yer kalksın!
sarsılsın yalnızlığın temeli

Çiko çık
çık sırtlarına binelim zebanilerin
koşturalım kenti ana avrat
devriyelerden dayak yiyelim yine
çık bu kez kentin ortasında Çiko
boynumuzu keselim

hadi çık yiyorsa Çiko
bu kez beraber ölelim

Ölelim mi çiko, biter mi bu hayasız işgal ölürsek.?
Siz oha falan olurken markaların sığ gölgelerinde gülse abla biz zannediyorduk ki;
güç her şeyi meşrulaştırıyor.

Siz Şahika abla orada birilerini paranızla döverken biz zannediyorduk ki; güç, ahlak dışı şöhreti bile aklayabiliyor.

Çiko biz vurulurken elif olmuş cümle silahların namlusuna hedef olmuşken, şahika karizmasıyla adam dövüyordu.

Amerika'da binlerce kilometre uzakta bizi dövüyordu.
Ar'ımız, namusumuz çiko hiçe sayılıyordu ve biz ellerimizi saklıyorduk.
Nişantaşının kızıl kaldırımlarına yakışmayan adımlarımızdan utanıyorduk.
ve şeytanı seviyorduk iflah olmaz aşık gibi öpüyorduk onu, kanı çekilmiş dudaklarının şehvetine adıyorduk gençliğimizi.

oysa biz uçurum kırlangıçlarıydık.!

değil mi dede?

Konuşurken karşısındakinin gözlerine bakmaya utananlar.
Babalarının sözünü dinleyenler, 'aynı kitabın' sahifelerini çevirenler.
Bu ülkenin oğulları ve kızları, bu coğrafyanın uçurum kırlangıçları.

gücün gövde gösterisine şapka çıkarmayanlar, otoritenin buyurganlığına esas duruşa geçmeyenler.
çık yalnızlığının mağaralarından.sesime gel!
evcilleştirme karanlığını.sesime gel!
/durma,sahih bir aşkla çimdir kalbini/ vaktidir
vaktidir eşdeş bir nabızla kesişmenin
ıskalanmış her fırsatın çetelesine desekte; eyvah,eyvah!
istediğimiz,istediğimiz,istediğimiz değil
hakettiğimizdir bizi bulacak./******

Yeniden uçurum başlarına yuva yapma vakti utanmadan ellerimizden ki;
hakkettiğimizdir bizi bulacak olan.

Nişantaşının rüzgarsız sokaklarına inat uçurum gezen rüzgarların koynunda yeniden düş kurma vakti geldi çiko.

Veyl ederek dünyayı yurt edinenlere çiko, çözülmeden dizimizin bağı küstah adımlarımızla çıkalım bulvarlara.

Hadi Çiko...

Tamam yenildik, darmadağın olduk, bir sabah ansızın bir ordu durdu önümüzde nefes nefese o toz dumanda kaybettik birbirimizi ruhumuzu satmazsak ayakta kalamayacağımız söylendi ve fakat satmayalım çiko
dehşetli korksakta satmayalım çiko.

satmayalım onurumuzu

*Ferman KARAÇAM / Senide vururlar bir gün ey acı
**1979 yılında sızıntı dergisini kapağındaki ağlayan çocuk. Avrupa yakasındaki Burhan karakterinin o çocuğa taktığı isim.
*** Avrupa yakasını yazan ve aslı karakterini oynayan yazar ve oyuncu; Gülse Birsel
**** S.KARAKOÇ
*****Lokman KURUCU
****** Mevlana İDRİS / Elif olmak
******* Banu ÖZBEK

Ahmet Kırmızı
Kayıt Tarihi : 5.9.2008 23:30:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


bu kez beraber ölelim kardaş.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Kutbettin Toprak
    Kutbettin Toprak

    Neden kendi coğrafyamızda kendi suretimizden utanıyoruz?
    Yine muhteşem bir şiir
    Kalemine yüreğine sağlık Ahmet abi saygılarımla

  • Cevap Yaz
  • Meri Jaani
    Meri Jaani

    Çıta üstü şiire olmayan şapkamı çıkarıyorum. Selamla...

  • Cevap Yaz
  • Nazan Yinanç
    Nazan Yinanç

    /durma,sahih bir aşkla çimdir kalbini/ vaktidir
    vaktidir eşdeş bir nabızla kesişmenin


    uçurum kırlangıçlarına selam olsun.

  • Cevap Yaz
  • Altay Tigin
    Altay Tigin

    Görmeyeli şiir şekil mi değiştirmiş?
    Bize mi şiiri yanlış öğrettiler?
    Düz yazı desek daha iyi.
    Düz yazı - şiir karışımı melez bir yazı da denebilir.

    Günün şiirleri ya anlaşılır değil, veya şiir değil.

  • Cevap Yaz
  • Nuran Şahan
    Nuran Şahan

    Çok uzun bir şiir.ayrıca şiir mi düz yazımı bazen karışıyor ama anlatmak istediginiz anlaşılıyor, duyguların ifadesi olarak güzel. Ayrıca dipnot acıklamaları bence şiire yakışmıyor, o zaman düz yazı havası veriyor.Yine de yüreginize saglık.

  • Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (26)