Ula Memiş Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3251

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Ula Memiş

Ula Memiş, bak hele,
Son günnede, şu köye,
Şehilliler de geldi,
Akın eddilee köye.
Bii birisi gelibba,
Bii birisi gidibba...
Kimisi de şööle dee;
"Bu tarla eyi" deeb gidee,
Kimisi de tersine;
"Bu tarlayı bozacez,
Yeniden ekicez" dee.
Biz de şaşdık, galdık ha,
Hangi tohumu, atçez...
Emmee, o gün unnutman;
Hana doru atlı bii,
Adam geldiidi köye,
O ne güzee gonuşdu.
Adamın o sözleri,
Mıh gibi, hep aklımda.
Nelee demedi nelee;
"Bu ekin şi deeli,
Can nal meselesi bu!.."
Ben şööle, anneyom ki,
Başka yana sapıisek;
Suyumuz elden gidcek.
Zaten biiyoo, Kel Durmuş,
Olukları kırmadı mı?
O zumanlaa köyümüz,
Nelee çekmişdi, nelee...
Suları, kesee gadmış,
Depolara basmışlaa.
Hadda duydum ki, o gün,
Çeşmeyi ters çeviimiş.
Aaah!
Bu Kel Durmuş elinden,
Ne günnee gördük, bizlee...
Hindi işi azıddı,
Dedikleene bakasen;
Onun, çarşıda evi,
Yabana bakıyoomuş.
Hadda,
Bii şehilli garının,
Sözünü bilen dutmuş...
Kahatlanı gösdeedilee.
Soona,
Yaban içine, bii adam,
Salıveemiş gizlice...
Gençlerin o halleri,
Hep onun, başı imiş.
Saman altından suyu,
Yürütüp duruyoomuş.
Bütün bunnaadan sonaa,
Ben eyice ürküyoorum,
Bu Kel Durmuş ağadan...
Hele, muhtaa oluusa;
Vay halimize bizim,
Çekiceğmiz vaa elinden.
Emmee,
Geni de, eyi adamdı.
Hele bii de, şu işden,
Vazgeçiveese gari;
Ne gadaa, eyi olcek...
Artık, kenara çeksin.
Ne zıman, dara düşsek,
O zuman, gidib ona,
Akıl danışmalılaa.
Bene galıısa eğer,
Durmuş, bööle edmeli.
Haa, sen ne deesin Memiş?!..
*
Vallaa Recep Ağa sen,
Sanki, patpat motorsun;
Ne alıp verimeedin,
Varısa Durmuş Ağa'nan...
Isıdıp ısıdıp da,
Hep aynı şeeyi deeyon.
Sene doru atçılaa,
Saman mı veedilee nee?
Sen çook esgide galdın,
Accık da şimciye bak...
Ben bu işleeden çakmam,
Orasını da bilmem,
Emme;
Bu sarı oğlanda da,
Accık ışık vaa gibi.
Adamın dedii gibi;
"Bu tarlada ekmek yok."
Göömeyoomun Recep Ağa,
Faiz boyumu aşdı.
Üzüm satımında sen,
Seneği veemiseedin,
Üzümneeri gırmazdık,
Bağlaada yanmeecedi.
Üzümneri dikeeken,
Sandıkdan da bin lire,
Borç para aldııdık biz...
Haa,
Hindi aklıma geldi;
Sarı oğlan geliise,
Kövlüleen bin lirelik,
Sandık borçlaanı bilen,
Silip de afedceemiş.
Soneciğme duy da bak;
Gübreyi ucuzlatcek,
Bizim malı öldüren,
Cambazları da kövden,
Kovalayıb atcekmiş...
Kel Durmuş da, duyduğum,
Ona tam yetgi veemiş.
Hadda,
Azası bilen oymuş.
Recep Ağa dinle bak,
Sene akıl veemeyom,
Eğee bene soraasen;
Gee bu sefee oyumu,
Sarı oğlana verek.
Sen de benim gadaa bil;
Sizinkilee de gitmiş,
Yabana Gidipba bak.
Bu işi bak sen hele;
Milled çıktıı da dağa,
Biz yabanla uğreştik.
Hem şişkonun gavurcu,
Olduu da çıktı derlee,
Kövleede dağılan o,
Kahatlaada yazıba;
Sen de göödün okudun,
"Şişko gavurduu!" deyi...
En eyisi ağa gee,
Oyları bu sefeelik,
Sarı oğlana Veemek.
Oğlana oyları verib,
Muhtarlığa taşıisek;
Gomşulaan gızını bak,
Gaçırııken vurulan,
Senin oolan da hapis,
Damından gurtulcek bak.
Sarı oğlan gelirse;
Herkeşe af çıkcekmiş...
Haa, ne deesin ağa sen,
Oylaamızı bu sefer,
Sarı oğlana verek mi?
*
Vallaa sen de Memiş ha,
Sen benim aklım aldın,
Bii seferlik veesem mi?..
Ne olmuşsa olmuş dee...
Verelim ulaa Memiş...
Oğlana verelim he...
Hayırlı, uğurlu oosun,
Anasını sateen ben?!..
Neee!..
Yoğulaa...
Hayıı, hayıı sakın ha;
Ben yolumdan dönerin,
Dorudan geri dönmem...
Oğlana oy veedirib,
Yolsuz mu edceen bene?!..

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 2.2.2026 21:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!