Güle gülen yazar
Bir günün anlamını düşünüyor …
Gözlerini kısmış kandilin ışığında
Trabzonda Sümela Manastırında
Tozlu kitaplara dalmış
Bir papazın çilesi nasılsa…
İlk insanlar değiliz.
Milyarlarca;
Nakarattan biriyiz.
Ve ayarlıyız ölüme.
Yaşamda ağrılı,
Buhranlarda ezik,
Dusun bir gok icinde sen
Ve sen izlemekdesin icinden gogun
Uzayan bakislarinla
Takmaktasin guluslerini akan zamana
Misali gunes...
Simdi insen gulduklerini izlesen
Sarsıldığını görüyorum çağların,
Zalimler dönemecinde.
Bir cehennem barut kokusunda,
Ta can evinden vurulmuş zincirlere;
Promete.
Beynindeki karamsarlığın,
Yeter dedi icindeki sessizlik
Konusmak degildi cozum
Susmak misali koklu bir agac
Huzun ruzgarlarinda.
Sonra uyandiktan sonra
Bosalir yurekten kan
Yuzden gulus
Vucuttan fer
Bir yilginlik turkusu baslar
Yillara asilmis caresizlik
Yilmaz hic yilmadi
Boyali ellerinde bulutlari sakladi
Koltuk altlarinda
Dunyanin en guzel kokulu ekmeklerini
Korkmadan kopardi papatyalari
Annesi icin...
Kırılgan bir kurulukta,
Beni beklemen niye.
Bilirsinki ben sevince,
Hoyrat severim.
Sorular uzaklaşsın benden,
Sus
Gun konussun
Icinde diller tarlasinin
Yollar eristi karanliga geceydi
Toprak kokusu yaladi
Buruk solugunun sogunu
Eski günler geri gelmiyor.
Ağır ağır kar yağıyor,
Toprağımın üstüne.
Bir çığlıktır rüzgar kulaklarımda,
Bir dalım daha kopuyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!