Uçmayı Öğretmek Şiiri - Batuhan Akben

Batuhan Akben
19

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Uçmayı Öğretmek

Yaralıydı martı, oldu düşleri kan;
Kırık kanatları sanki solgun hazan;
Savruldu rüzgârda, aradı bir liman;
Yükseldi duası, duydu gökler o an.

Sardı seni yapraklarım, sanki yünden yelek;
Koca bir çınar oldum, duana bir melek;
Ama sen alıştın acının o zehrine;
Kaçtın fundalığa, yenildin öfkene.

Her dönüşte üstünde üzgün, üstünde bir yara;
Soldu çınar; kökü oldu, dallar kara;
İhanetti kalan; aldı soğuk rüzgâr;
Şimdi aynı yazgı martıyı da sarar.

Korktun aşktan, sandın dallarım tuzak;
Kaçtın yüreğimden, benden köşe bucak;
Sıcaklığımı çektim, sırf sen yaşarsın diye;
Gagaladın kalbimi; bu kör hüsran niye?

Tükendi umudum, döndü toza bu çınar;
Sana bu yokluğum bıraktı sonbahar;
En büyük iyilik, sevmeden korumakmış;
En acı veda, aslında uçmayı öğretmekmiş.

Melekler ebediyen kalmaz iyileştirdiği kalpte;
Köklerimi çektim artık; bir veda var bu tepede;
Martı gözü yaşlı, şimdi ettiğine ağlar;
Gerçek sevgi gizlidir çınarın gidişinde.

Uç şimdi, yaralı martı, kendi gökyüzünde;
Bazen koruma için uzaklaşmak gerekmiş.

Batuhan Akben
Kayıt Tarihi : 19.09.2026 10:07:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Daha önce yazdığım ve yayında olan “Martı ve Çınar” adlı şiirimin, şarkıya dönüştürülürken prozodiye uyması için revize edilmiş hâlidir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!