Büyüktüm doğmadan evvel, adım yoktu, yaşım da
Büyüktüm doğmadan önce, evim yoktu, ailem de
Acıkmaz, uyumazdım üşümediğim günlerde
Güneş yakmaz, ay damlatmazdı parıltısıyla olmayan gözyaşlarımı
Ben yoktum doğmadan evvel
Geçmişin gölgesi büyüktür, ağır
Umutsuz geçmişe terk edildim dolu kalp yangınında
Acıdır geçmişin gölgesi, soğuk
Uzak duramazsın
Güneşe terk edildim yapayalnız sıcakta
Hiçbir güneş görmedim geceye varamayan
öyle bir sevda olmalı ki başımdaki
nefret şiddetinde sevmeliyim gözlerini
cehennem ızdırabında yanmalıyım teninde
havvanın nefsinde kovulmalıyım cennetinden tanrının
son nefesimi verirken duasına sövüp tövbenin
gözlerinle sevişmeliyim
Düşe duruyor çocuk,
Özü hayalinde hayatın
söze gelen dizeleri bilmemenin acemiliği avuçlarında
acıtıyor yangındaki gözbebeklerini
söze düşüyor çocuk
acemiliğinde gözüne batan sessizlikle
Gece ölmeyi seviyorum
Sessiz bir şiir gibi
Çocukluğumun elinden tutup
Mezarı gezdiriyorum
Daha tatlı oluyor toprağın tadı
Sevdiğim,
Sana bu notu aceleyle yazıyorum
Belki ölürüm gözlerini bir daha düşünemeden
Ellerine dokunma sevabının kutsallığı refakatinde
Gözleri çimenlim,
Uzak, ırak, yaban,
Adını merhamette aldın dilimde
Ya, sen zamansız or ben mekansız zamanlarda
To be or not to be kaosundayım asırlar önce keşifler içinde
Hazıra kondu aşk, keşif sandığım gözlerine
Irağız mânasız ışıkta
sırtlandım dünyamı
gideceğim
sözlerime
gözlerine
birazdan susacağım
Bugün sana içeceğim bıraktığım içkiyi
Bir de paket sigara yangın ciğerlerime
Hepsini tek kibritle, ateşimde yakarak
Bir dikişte yutacağım seninle birlikte
Üflemeden dumanını içimdeki senden dışarı
Tedirgin, uysal, ürkek
Âşık
Cesur, emin, asi
Âşık
İki kelimeden tezahürdük birbirine denk
Birbirinden farklı, birbirinin ikizi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!