Anlamak zor, anlatmak daha zor
İyi niyet katili, laf cambazı bir kedi
Bak hele sen ona,
Kim neyi, neden söyledi?
Alev sarmış bacayı
Ateş sensin, kor sensin
Bilinmeyen geceyi
Yakan sensin, od sensin...
Sevda denen heceyi
Her sabah, yeniden ve düşünmeden
Uçmak isterdim, özgürce bir hayale
Sahte olmayan yalın hayatlarına,
doğru dünyamın.
Gün doğumunun tersine ve öylesine,
Umarsızca değil ancak umut ederek,
Bazen derinlere dalar, düşünürüm
Efkar basar eskiyen bedenimi,
İşte o zaman ne kadar deliyse yüreğim,
Dağıtır dumanlarını her daim,
Bir rüzgar misali amaçsız geçmişimin..
-
Ağır ağır çıktık dostlarla merdivenlerini hayatın,
Bir inşaattı yüreğimiz en başta, tuğladan, betondan
Ve geçtik binlerce sahipsiz kapıdan..
Sıvasını vurduk beraber mahzun duvarların
Yürürken aşınmayan yollarında bu sahte yaşamın..
Yıprandık ama yıpratmadık, yıkılsak da yıkmadık
Hazanında mevsimin eser rüzgarlar sert
Uçuşur yapraklar, kurumuş, bahara dek
Hüzün değildir ki bu, belki bir kırık kalptir
Ona em olacaksa sevdaya da o gerektir.
Şikar mıyız, avcı mı, yoksa esir mi kalbe
Gül gülebilirsen
Şanslı say sen kendini,
Gül, gidebilirsen
Huzur bulduğun yere..
Gül bir bülbüle
Akmasın damla kanı,
Öyleyse..
Bırak gitsin,
sonsuzluğa;
Kaderini, kederini, düşüncelerini
Acıları, takıntıları ve sessizliğini…
Nice surları aştık
Biz gönülere aş’tık
Binbir kapıdan geçtik
Dost ilin, yar, eriştik.
Rüzgâr esti savrulduk,
Har içinde kavrulduk,
Bir gün bir yerlerde karşıma çıkma
Bir bakışınla yar sen beni yakma
Zaten en sondayım beni ağlatma
Canımı alıp da, teni bırakma.
Azabı oldun sen, yaşanan aşk mı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!