bıraktım ruhumu kırık tozlu raflara...
seni unutmak, yok etmek değildi bıraktığım ardıma....
bitmeyen gecelerde, dinmeyen yaşlarla...
yakan değildi bu yüreği özlemi ile hasreti....
yaradan şükre buruşturup vermişti gönül çiçeğini...
ve yok etmişti kalmamıştı bir damla yaşı ve isyanı...
belki senli sensizlikti bende ki sonsuzluk...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




yitmez bitmez bu sevgiyle bu hikaye...
belki bir gün bir el uzanır raflara...
alır ve kaldırır onu havalara...
siler üzerindeki tozu basar yarasına...
ve yaşar tadıyla bu dünyayı...
sonu ölüm olan sonsuzluğu...
kurşun yarası hasretiyle...
tebriklerimle...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta