Kaşların yay
Kirpiklerin ok
Kalbimse bir hedef tahtası
Haydi ne duruyorsun öyleyse
Hedefi vurmanın şimdi tam sırası
Dalgalar vururken kıyıya yorgun argın
Kalır mı hiç sevenler bir gün bile dargın
Sensizliğimde gözlerim baygın, kafam dalgın
Kederler hasta eder rûhumu, sanki bir salgın
Gözler gözlerle buluştuğunda,
Kulaklarımda yankılanır hoş bir sedâ
Ah o ne işveli, o ne güzel bir edâ
Gülüşlerinde saklı efsunlu bir sevdâ
Uçur sözcüklerini, ol derdime devâ
(11 Eylül 2006/ Ören-Balıkesir)
Dünyâyı verseler de değişmem inan sana
Her ânımızda olmalıyız senle can cana
Hülyâlı gözlerin ne güzeldir ki sevgilim
Sen baktığın zaman tutulur, an be an dilim
Hüzün çiçekleri boy verir kızıl kızıl
yüreğimin en kuytu köşelerinde
Beslenirler göz pınarlarımdan
usul usul akan yaşlarımla
Eskilere yenileri hep eklenir
Bir türlü gelmek bilmeyen
Gecemi nurlandıran
Yârdaki ay gibi alınmış
Gönlüm havuzunda o
Nazlı kuğu olup salınmış
Bir gün görmedim diye
Buna cânânım pek alınmış
Gönlüme gelen ilkbaharlar, yazlar gibisin
Sen bir nârin çiçek gibi hep sevilmesin
Sevdâ türküsüyle inleyen sazlar gibisin
Sen bir papatya misâli hep derilmelisin
Hayat bir yol bulmuş kendine akar da akar
Antik çağdan kalma
bir harâbeye dönmüş yüreğim
Gönlüm sanki 2. dünyâ savaşında ağır
bir bombardımana uğramış
bir şehir gibi yıkık dökük
Bir sen yoksun bu şehirde
Gönlümü verdim bu aşk için ben.
Şevk ile candan ve en derinden.
Aşk ile dolmuş deniz misâli,
Tüm yüreğim, oynuyor yerinden.
Sevgili sen tâze ilkbaharsın.
Gönül bu, her sevdâya uçar gider
Sevdâ bu, hep sevgiler saçar gider
Aşkdır bu, mor çiçekler açar gider
Yârdır o, hiç durmaz hep kaçar gider
(4 Kasım 2006/ İstanbul)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!