Birikmiş bir resiftir bi mercan
Bu demin yeniden harmanı olmaz
Bu sebeple cümlelerim bir lara
Med cezir olmasa ortaya çıkmaz
Sühan altın öğüt sükut bi zercan
Bir suskunluğun eşiğinde başlar gece,
Zaman, asumana düşen bir gölge kadar ağır.
Söz, henüz doğmamış bir yıldızın
Sükunetinde
kıvrılır
Başım sağ ama enkaz bu beden,
Yüreğimde yükler amansız.
Bir kuru daldan geriye kalsa da
Candır bu kırılan, sendin imansız.
Varlığım muamma durdu ki zaman
I. ELİF’TEN VAV’A — AŞKIN DOĞUŞU
Ten savunur kendini
anılar takvimiyle,
Tarihimizin tozlu sayfalarının
Yağlı urgan eşliğinde herbir gece,
Asarım ümide dair herşeyi.
Yelkovan akreple makas yaptıkça;
Ellerin neden ki boynumda saatbaşı.
Bir yangın kaç damla ile söner?
Yalnızlığım Ankara
Kederlerin dibinde uyanan o şakayık sertliği,
dünü kayıp sabahlara çarpıyor yüzümü.
Mektubu adresine küs,
Bir gelen olmalı!
Sessiz çırpınışlarım, elinde.
Sesimle sedada,
Canımla canda,
Bir karşılığım olmalı.
Uzak değil ihtimalle,
Nicedir sana ben yangınım ama Söyleyemedim
Bağlarında, dallarımdan döküldü
Gazeller...
Ardına düşüp
Gelemedim...
Savurdu
Başım sağ ama enkaz bu beden,
Yüreğimde yükler amansız.
Bir kuru daldan geriye kalsa da
Candır bu kırılan, sendin imansız.
Varlığım muamma durdu ki zaman
Yalnız gölgesinde Ay'ın
Bir mavinin her tonundan uzak
Yalandan ısıtır
Geçmişin aynası
Kaynağın iz düşümünde
yansımalar bir Yasemen Sarısı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!