Bu hüzünlü gecelerde
Sana hasret cümlelerle
Kendimle boğuşuyorum
Vuruyorum dibine dibine şişelerin
Buldum derken, hep kaybediyorum
Kayıbım sensin, arıyorum
Kadehteki Hüküm
Verilen acı bir hükümdür bu;
-adımız yakalanma tutanağında,
katil zamanlara yazılı-
Her daim kader dersin önce.
Uzun etekleri kırmızı fırfır
Dönüyor durmadan pervaneler
"Hafıza-i beşer nisyan ile malûldür"
Berşanı baki olan rakkaseler
Bilmezler mi figürlerin
Nakarat gibi tekrarı yok
Gecenin siyahı yeter,
Karanlığa gölge olma.
Üstüne, üstünü örtmeye gerek yok
Gizleme üzüntünü,
Özlendiğini mi sanıyorsun?
O bir kardelendi
Nevbaharı müjdeleyen...
Umudu köhne yarınlarıma
Kapaklamadan önce
Bi taşım kaynatıp içiyorum...
Sessizliğe alışmaksa
Gecelerin
Öğretisi
Tik-tak,
Tiki bilmem
Gecemin rıhtımında
Yalın ayak
Acı varsa ki acının
Tavanında yürüyorum
Yalın sorgularla
Beni mi aradın geceler boyu
Soğuktu duvarları odamın
Elleri buz tutmuş
Kör bi adamım
Saklanamam
Düşlerim karabasan
Dağların karasına yazılmış
bir sevda değilim;
Göğün direksiyonuna sarılmış,
acemi bir sürücüyüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!