Ne beklersin bu limanda
Giden gitmiş işte bedelsiz
Dökülür bu limandan derine
Gönlünü yanıltmış düşler
Kıymet vermekten çok
Seni düşünmek
Ilık bir orman
Diplerim su baskını longoz şu an,
Hayalperest bir çocukluk
Ayaklarımda lastik ayakkabılar
Üzerinde de pullar.
Sonkez
Örtün üstüne yalnızlığı bu gece
Düşürmeden bu satırlara seni
Dilimdeki her hece...
Bu karanlık
Ne varsa bu gündüzde cezbeden
Herkese aydınlık oysa
Ufuğun körse, ışımış mı olur bu sabah?
Asılı kalır işte bir güneş,
Darağacsız göğün ortasına.
Şeytan tüyüymüş bak bütün umutlar!
Uçan balonun içine bastırmış
Tüm duygularını,
Gerçek olan acının kaynağı; şu insansılar.
Dünya yalancı, sahtekar ve ikiyüzlülere kalmış ki
Kabus değil gerçekmiş bu yaşananlar...
Yara kalır...
Giden gider!
Yol bilmediğin korkularda
Sonra takınırsın
şıkır şıkır acıları.
Eşyalarla konuşmak ne güzel
Sus, ne olsun?
Sevmek mi, istememek mi?
Dalları yeşile küsmüş,
Hazan geçirmiş bir sevi sermaye ki,
Bitip tükenmiş, kalmamış ömür azadı.
Sükuta erenlerden olamadık biz
Gönlümüz bir tahtı revanın
Gölgesinde
Bir akılda kalan
Ay gider geceden
Sakındığım gözler benim değilmi
Gidip yadellerde bıraktın beni
Uğruna verdiğim canım değilmi
Taş yastığa mahkum ettin sen beni
Eylül mü?
O benim yolumdaki bilmem ki kaçıncı durak.
Dönüp dönüp gelecek ve benide geçecek birgün...
O sonsuz bir devinime mecbur tamam da,
Benle ne ilgisi var?
Tekrarı olmayacak bi hüznün son demine kadar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!