İnsanları ızdırap ve hüzünler olgunlaştırır.
Yakıcı güneş ve rüzgar meyveyi dolgunlaştırır.
26.03.2008
Tarık TORUN
İçimden geldi ne yapayım?
Çağları deldi ne yapayım?
Kesilmez yeldi ne yapayım?
Aklımı çeldi ne yapayım?
Ansızın baktı neyapayım?
Mü'minin ferasetiyle kalpte en güzel hisler
Vicdanının sesiyle herkese sevgi besler
03.05.2014
Sağ gösterip sol vuran çıkarına koşturan
İnsanlıktan bi haber ne kafir ne Müslüman
İçi dışı karmaşık tehlikeli münafık
İslamı yıkmak için bidatlara başvuran
Dünya ile bağlanmış ikiyüzlü sarmaşık
Kendi putuna aşık kalbinde yoktur iman
Kararan gecenin nurlu bir sabahı vardır.
Bitmez sanılan felaketin felahı vardır.
En azgın canavarın bile ıslahı vardır.
Her şey olacağına varır neden yanarsın?
Tayfunlu okyanusların bir limanı vardır.
Her birimiz gurbette alınterine yaşar
Vatanın hür bağrında onun aşkıyla taşar
Olmuşuz gurbet kuşu ufkumuz dağlar aşar
Özlemler şehri Bayburt
Gurbetin nehri Bayburt
Rahmeti ümit eden hüzünlü bir sonbahar
Gözleri bulut gibi papatya bakışlı yar
Meltemsi yanakları belki gülden yadigâr
Kaç bulut can bulurken ruh üfleyen o rüzgâr
Gözleri bulut gibi papatya bakışlı yar
Nice köle gözyaşı piramit firavuna,
En alt yoksul olana en üst ise Karun'a
Her firavuna Musa çıkar inanç turuna,
Hakkı batıl göstermek gider Nil'in zoruna
...
...
Sana söz getirenler senden de laf götürür
İte sırrın verirsen havlayarak bitirir
Yaygaralı derenin suları boş köpürür
Senli benli olursan seni küçük düşürür
Sırrını korumayan güvenini yitirir
Resmiyette kalırsan it ürür kervan yürür
Ay mahzun semada akşamlar solgun
Güneş gamlı külleniyor sabahta
Kuşlar uçsa da kanatlar yorgun
Her şeyin anlamı yitik hayatta
Yıldızlar sararıp solmuş fezada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!