Şimale giden bulut ver aşkıma bir komut,
Katman katman karanfil al kollarında uyut,
Ey göklerin hakimi! Al beyaz dilekçemi
Adının güzelliği kaplasın bilekçemi
Soyut somut alemin deruniliği boyut,
Şimale giden bulut ver aşkıma bir komut,
Bir ana üç yavrusu hava sanki Sibirya
Kaldırım buz kurusu bu bir buzuldan rüya
El açmış uç kuruşa sokağın ortasında
Bakışlar her duruşa gözler nafakasında
Kâinat dile hasret sessiz sakin ve hissiz
Bir asude ortamda gözüne bakış izsiz
Duydum ki hüzün inmiş kurşuni gökler sizsiz
Her elemin yâdıyla geçen zaman mı bizsiz?
Tutulmuş akıl gibi endazesi tartısız
Hüzün inen bağrına kalıntısı artısız
Yerin derin kalbinden fışkırıp gelen taşlar
Yerkabuğu üstünde çok şey olmağa başlar
Üst üste konularak nice mimari yapı,
Bir Selçuklu motifi mazi açılan kapı
Yaşamak için her şey her şey için yaşamak,
Çizgi çizgi yüzlerde umuda olan ramak
Gölge düşer yanına,
Soluklanan kanına,
Zaman akar anına
Yolları beklenenler gökkuşağı renklerle
Gecenin maviliği hasretten ahenklerle
Sokaklardan caddeye bir pırıltı yayıldı
Çinko yürekli gökte karanlıklar ayıldı
“Hayatımı paylaştığım değerli insana”
Ruhum bedenden oynar.
Fıkır fıkır can kaynar.
Işık ne ki, sanki nar.
Bütün canımı sarar.
Sessizliğin bir çağrı mavi uzun zamana
Yankılanır dağlardan vadideki dumana
Küf bakışlı aynalar içinde neler saklar?
Seni alan kör zaman umudu mu yasaklar
Serseri gezen bulut sesi kısa mızraklâ
Güneş yüklü güvercin dalgalanır bayrakla
Uzakta karga sesi yayılırken merakla
Rüzgarlı süvariler gösterilir parmakla
Serseri gezen bulut yarışırken ırmakla
Alınteriné bakın! Taşı söker tırnakla
Tefekkür âleminde geçirir her demini
Ezeli vuslatıyla yoğurur matemini
Kuran’ın gölgesinde ilhamı ayet ayet
Bilir ki feraseti Rabbinden rahmet rahmet




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!