I
Ezeli ervahında ateş düştü gönüle
Goncalaştı hasretle dönüştü kızıl güle
Ateş-i aşk olunca feryat oldu bülbüle
Bir pervane misali
Aşk aşk deyip durmuşlar yalanlar uydurmuşlar
Bir çağrıya ısınıp tutunan saçlarını
Serabı sevda sanıp çölde Mecnun duymuşlar
Şimdi yollar uzakta hicran yamaçlarını
Efsanenin adını Leyla Mecnun koymuşlar
Anladım ki ey Mevla’m! Aşkının taçlarını
Burda esaret yoktur, ayla güneş hür doğar.
Gönüllerde dualar, göklerden rahmet yağar.
Her açıdan dünyanın kalbi burada atar.
Bastığın toprak değil,altında şehit yatar.
Bir karış toprak uğruna ne güneşler batar.
Meyveli dağ ve bağlarımız cana can katar.
Geceler umut yüklü erken doğar şafaklar
Berekete mayalı nemli kara topraklar
Dalında çiçek çiçek bin arzulu yapraklar
Çayır çimen üstünde delikanlım güreşir
Burası benim köyüm koyun kuzu meleşir
Bir dünya istiyoruz göklerinde nur olan
Kardeşçe yaşanılan barışla huzur olan
Bir dünya istiyoruz komşu komşuya canan
Kendisi tok olmayıp komşuya nimet sunan
Bir gece ansızın şafak sökerken
Allah Allah diye gelebiliriz
Bulutlar ağlayıp rahmet dökerken
Kararan gökleri delebiliriz
İneriz derine nurdan köklere
Bir ağanın çocuğu bir hoştu benim babam
O Bayburt’un evladı iklimi gibi adam
Benim gönlü bol babam ne değişik adamdı
Yaylaların çocuğu ne çileli yaşamdı
Nuh'lar sular içinde,
Gönlüm hular içinde,
Şu kara gözlerimin,
Yaşlar dolar içinde,
Ömrüm yollar içinde,
Yüreğim duygu yüklü sevda dolu şiirler
İlhamımsa zamansız azgın akan nehirler,
Duygularım amansız her harfi bir çağlayan,
Mısra mısra bakışla gözlerinde ağlayan,
Kalp gözüm şiir yüklü beni sana bağlayan
Allah'ın huzur evi yönelir kalpler sana
En kesif duygularla nur akarken her cana
Cennet bahçelerinde huşu iner mekana
Ezanlar şahadeti
Kubbelerse daveti
Göklere kalem gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!