I
Değil üç beş kefere dünya gelse ne yazar
Kükrerse Karadeniz fışkırır Turan-Hazar
Eritir demir dağı yeniden tarih yazar
“Ya istiklal ya ölüm” Türk Milleti seninle
Aşka şuurlu kalpler her dem Allah’ı anar,
Ateş-i aşka banar sularda dahi yanar,
İhlasın ateşiyle çöllerde suya kanar.
Sabır sabahı sunar sularda susuz yanar,
Aşka şuurlu kalpler her dem Allah’ı anar,
...
On sekiz bin âlemi aşk ateşiyle yakar.
Âşıkların nurları, karanlıklara çakar.
Fezalar ötesine huzmesiyle yayılır.
Muhabbetin habbesi, yüreklerde bayılır.
Asil millet torunu elbet çeker ceddine
İnanmazsan bakıver uzaydan Çin Sedine
Demir dağları delen bir milletin mensubu
Adalet ve insanlık ataların üslubu
Aşk denilen muamma bir kelime bir hece
Kim bilir gündüz belki de gelir gece
Kimine keder olur kimine de eylence
Yıllardır çözemedim sonsuzlukta bilmece
Aşk denilen muamma bir kelime bir hece
Ümidin ekseninde paradokslar çizerim.
Demirden çarık giyer aşk ateşiyle gezerim.
Aşkıma mani olan kara dağı ezerim.
Marifet suda değil atmosferde yüzerim.
Seremoniler azdır, serenatlar dizerim.
Sevda atlasında aşk haritası bezerim.
Yırtılan karakışlar set vurunca sinene
Bitkin kanatlarıyla rüzgâr eser her yöne
Bir anafor aşkıyla ırmaklar döne döne
Aşk beklenen baharı ruh üflesin şebneme
Bürünsün kara toprak yeşil olan her deme
Ağır ağır bu hayat düşe kalka kâinat
Sabırsız varlık insan gözde buluttan kanat
Gecenin zifirinden şafaklara gün fırlat
Bekleyen sevgililer beklenenlerse heyhat!
Bir eylül hüznüyle gel yüreğimi kanat
Ateşlere yandıkça sen üstüne hicran at
Ağlama benim dedem sil gözünün yaşını
Kaldır ümide doğru öpülesi başını
Hepimiz yanındayız asla yalnız değilsin
Sevin bahar geliyor karakışlar eğilsin
Ahıska’da camiiler yalnız kalmış yürekte
Sürgünde Ahıskalım minaresi dilekte
Hüzünlenmiş kubbesi şadırvan ona ağlar
Kara bulut altında Kura derdinden çağlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!