Ne çok kitap okumak ne de nutuk atmaktır
Ne dedikodu yapıp ne yan gelip yatmaktır
Münevver ülke için gece gündüz çalışmak
Acı ve elemlere sabır ile alışmak
Yüksek sevda hattında, aşkın treni sarhoş,
Aşkım ondan da hızlı, muhabbet ırmak bana,
Melankoli bulutu gölgemde gezen berduş,
Ilgıt ılgıt rahmetle, şimşekten çakmak bana.
Aşkım ondan da hızlı muhabbet ırmak bana,
Ovanın ortasında Selçuklu yadiğarı
Zamanın kırıntısı dalga dalga rüzgarı
Seksen çarpı seksenlik kare planlı yapı
Kuzey kesimindeki giriş muhteşem kapı
Küçük dünyalı insan para, kadın, şan, şöhret
Mutfak wc arası ruhu kendinden şirret
Değerler alt üst olmuş hiç bir ilke kalmamış
O kadar ölüm görmüş neden ibret almamış?
Dediler çöl içinde vahada bir gül solmuş
Kuşlar yasına gider Halep'te çocuk ölmüş
Kirletilmiş duygular küsüvermiş insanlar
Unutulmuş diyarlar selam vermez rüzgarlar
Beleklerde yok olmuş albümlerde zamanlar
Umuda hasret kalmış gül açmayan baharlar
Güneş cılızca vurur kalenin yamacına
Karanlık başlamadan gel bak ihtiyacına
Koyun kuzu koyulur yaylanın yolağına
Gece zifir olmadan çocuklar yatağına
Köyümde akşam vakti kuşlar uçar yuvaya
Güneşin kızıllığı hüzün çöker ovaya
Hızlı eser rüzgar vızıldayarak
Köyümde sonbahar otlar saz gelir
Som altın tarlalar su kuruyarak
Yemiş yüklü meyve tadı haz gelir
Yapraklar dökülür bir ömür gibi
Şimdi yaylalarında çiçekler açmış mola
O mavi göklerinde kuşlar çıkmıştır yola
Ilgıt ılgıt eserken bir bahar rüzgarında
Köyüm düştü aklıma içimin efkarında
Köyüm düştü yadıma çıkaydım dağlarına
Çiğdem çiçek açaydım vadileri boyunca
Ilık bir rüzgar ile gireydim bağlarına
Çoruh'un gür sesini şöyle candan duyunca
Köyüm düştü yadıma bir türkü okuyunca
Binbir rengin içinde Küre dağları bakın
Hazan çöken yapraklar kışa başlıyor akın
Karadeniz coşkusu dert elemi bırakın
Her biri milli servet gözünüzden sakının
Batı Karadeniz' de Küre'nin Milli parkı
Kurdun kuşun dilinde yaşama dair şarkı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!