Tarifsiz Aşk Şiiri - Rasimin Gönül Dili

Rasimin Gönül Dili
457

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Tarifsiz Aşk

Tarifi yok toprağın küstüğü bu çoraklığın,
köklerin tutunacak tek bir zerre bulamadığı bu çöküşün.
Bastığım her adımda çatlayan şu kuru toprak,
içimdeki kuraklığın aynası oldu adeta;
ne bir damla serinlik sızıyor çatlaklardan aşağıya
ne de bir filiz boy vermeye cesaret edebiliyor.
Sana uzanan bütün kanallar kapandı,
beslendiğim o bereketli damarlar birer birer çekildi;
artık ne yağmurun duası dindirir bu kıtlığı
ne de baharın müjdesi dokunabilir canıma.
Bir aşktı bu, fakat toprağın bile reddettiği,
bağrına basmaktan kaçındığı
bir yabancı gibi kaldı ortalıkta.

Hangi tohumu serptiysem bu sevdanın tarlasına,
hepsi taşlaşmış birer utanca dönüştü.
Gökyüzü bile yüzünü çevirdi
bu bereketsiz avuçlardan,
tek bir bulut dahi uğramaz oldu tepeme.
Sana beslediğim o devasa his,
koca bir coğrafyayı çölleştirip bıraktı arkasında;
ne yeşerecek bir umut bıraktı geride
ne de sığınacak tek bir gölgelik.
Toprak küstü, bağrındaki bereketi
çekip aldı bileklerimden;
ben şimdi kendi kuraklığında kavrulan,
hiç doğmamış ekinlerin yasını tutan bir garibim.

Ne anlatmaya lügat yeter bu tarifsiz kıyımı
ne de bir benzetme hafifletir sızısını.
İçimdeki o kadim ekosistem tamamen çöktü,
canlılığını kaybetti bütün bitkiler.
Seni sevmek, kurak bir araziye
ısrarla can suyu taşımak gibi
beyhude bir çabaymış meğer;
ne kadar döksem de harcadığım her emek,
o katılaşmış zeminde buharlaşıp kayboldu.
Şimdi ne toprak kabulleniyor benim varlığımı
ne de taşlar merhamet gösteriyor bu devasa yıkıma.
Bütün doğa birlik olmuş da
bu veballi sevdayı kucağından söküp atmış gibi.

Bir feryat yükseliyor o yarıkların en derininden,
ama duyacak tek bir mühürlü kulak yok etrafta.
Tarifi imkânsız bir sürgün bu;
ne yer kabul ediyor bedenimi
ne gök gölgeliyor başımı.
Sevdamızın sürüldüğü bu çorak düzlükte,
kendi küskünlüğümle baş başa kaldım.
Her şey kurudu,
her şey o eski canlılığını yitirip
grimsi bir toz bulutuna dönüştü;
bense bu çürüyen tohumların ortasında,
toprağın bile tiksindiği
o büyük acının nöbetini tutuyorum.

Şimdi bu küskün toprağın üstüne devriliyorum
sonsuz bir sessizlikle.
Ne bir çiçek açar artık bu sokağımda
ne de bir daha yeşerir
sana dair kurduğum o hayaller.
Tarifi yok bu felaketin,
toprağın bile küsüp sırtını döndüğü
bir aşktan geriye sadece bu ağır enkaz kaldı.
Ben bu çoraklığın ortasında yok oluşumu izlerken,
bağrına basmadığı bu acıyla toprak da susacak,
ben de bu tarifsiz feryatla yok olacağım.

Rasimin Gönül Dili
Kayıt Tarihi : 13.09.2026 20:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!