Hep dediğim gibi ilk tayinim gündüzlü okumama rağmen kendi seçimimle, uzaklardı... Ki baya çetin bir yerdi.
Eğer sen, Çalıkuşu yüzünden öğretmen olmuşsan, ilk tayin yerini belirlerken uzaklar seni nasıl çeker.
Neyse “sağlık olsun” diyerek bir yığın anıyı yüreğime koyarak, bu sefer Batı’nın bir dağ köyüne geldim. Tabii eşim sayesinde.
Köyümüz yine mahrumiyet ama bu sefer iki kişiyiz.
Eşim, birinci, ikinci, üçüncü sınıfları aldı. Bana dördüncü ve beşinci sınıflar kaldı. Çocuklarla yaş farkımız çok az. Arkadaş gibi olduk... Okuldan sonra hep birlikte bağları bahçeleri geziyoruz. Elimizde narlar, ayvalar... Kim kazanacak diye aramızda koşu yapıyor, marşlar söylüyoruz.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Çok güzel bir anlatım harika bir şiir kutlarım saygı ve selamlar efendim esen kalın
Öğretmen geçmişin öğreticisi geleceğin kurucusudur.
Tebrikler.
Öğretmen sevgisi, öğrencinin zihnini ve gönlünü besler. Eğer biz çocuklarımızın gönüllerine hitap edersek onlarda başka gönüllerin kilitlerini açmasını öğrenirler. ..
Nerelere götürdünüz öğretmenim
Mavi önlüğüm
Anacığımın özenerek ördüğü beyaz yakam
Çocukluk arkadaşlarım
Veee
Yüreğime iz bırakan ilkokul öğretmenim. ..
Daha neler neler. ..
Hikaye gerçek olunca derince işliyor gönüllere
Emeğinize, yüreğinize, kaleminize sağlık
Öğretmenler gününüz kutlu olsun öğretmenim
Hürmeten öpüyorum ellerinizden
Selam ve sevgilerle
Bir öğretmen okursa bu yazıyı...
Ki okudum...
Önce geldim, dün...
Baktım yazamayacağım.. Gözlerimde "arıza!"
Dedim, yarına kalsın...
Ama ben yine takıldım, kaldım..
Sanırım bir saate yakın. Dönüp "kaybettiğim satırdan" yeniden başlıyorum.....
Olmayacak..
İçimden geçenleri...
"Bir köprüyü..." Şimdi yıkılan!
O köprünün demirden tavan örgüsünü, korkuluklarını bayraklarla donatmamızı...
Sonra altından "tak" gibi, marşlarla geçişini "beş sınıfın" bir arada...
Ellerinde "konserve kutusundan fenerlerle..." Fener alayını..
Billur damlaların ardında kalan bu görüntüleri silip, yazmak...
Olmayacak!
İyisi mi...
"Kaç kez gelsem dünyaya, her defasında yine öğretmenliği seçerim" ben de
Deyip sizin gibi..
Her gün bizim günümüz nasılsa diye.. Tekrar kutlayayım Öğretmenler Gününüzü, Öğretmenim..
Umuyor, diliyorum..
Aynı fedakarlıkla..
Aynı şevkle,
Vicdanla
Akılla, yürekle... Devam eder yeni nesiller...
Yeniden kurulur "Cumhuriyet Okulları..." Köyler pırıl pırıl..Yakalar, önlükler...
Koşan, oynayan çocuklar..
Çocuk sesleri, kuş seslerine karışır, ülkemde.....
Allah size, şahsınızda tüm öğretmen arkadaşlarıma sağlık, huzur versin...
Bugünler için de "sabır..."
Teşekkürler Hümeyra Öğretmenim.....
Öğretmenler günümüz kutlu olsun. değerli şairimiz -rahmetle anıyorum- C. Atıf Kansu'nun " Dünyanın Bütün Çiçekleri" adlı şiirinden esinlenerek yorumladığım "yurt bahçıvanları" öğretmenlik mesleği kutsal olduğu kadar duygu ve vefa yüklü bir meslek. Anadolu'nun bir çok köyünde, ilçesinde değişik kültürde insanlarla içiçe yaşamak, onlardan biri gibi olmak, Yaşça büyük olsalar bile saygı gösterilmek, sevilmek, yıllar sonra bir merhaba bile duymak yani unutulmamak... tanımadığın genç biri karşına dikilip beni tanıyor musun öğretmenim diyen karşılaşmak... Gurur duyulacak şeyler, her şeyden önce millete hizmet etmek, yurda katkıda bulunmak... Daha bu sabah, whatsApp'tan bir bestesin göndererek minnet duygularını paylaşan müzisyen bir öğrencimin günaydınıyla güne başlamak... Öğretmenler günümüz kutlu olsun öğretmenim.
Çok duygulandım. Gününüz kutlu olsun Hümeyra öğretmenim, hakkınız ödenmez.
Selam, sevgi ve saygılar.
Rahmetli Barış Manço'nun "kol düğmeleri " isimli şarkısı yankılandı
Şiirin ile birlikte kulaklarımda......geldi geçti gözlemin önünden
60 lı ve 70 li yıllar....
Yıllar masal oldu, içinde ben de yalan.....
bütün okul öğretmenlerimi şeklen dün gibi hatırlıyorum...
Rabbim cümlesine rahmet eylesin, mekânları cennet olsun...
Bu gün onların öğrettikleri ile bir gövde sahibi olduğumuzu biliyorum.
Hepinizin önünde saygı ile eğiliyorum ey yüce insanlar...sevgili öğretmenlerim.
Yüreğinize sağlık sn Hümeyra GÜN kardeşimiz...tebrik ederim.
En derin saygılarımla, her şey gönlünüzce olsun, esen kalınız her daim.
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta